5 Haziran 2014 Perşembe

Hikaye Koleksiyoncusu

Salı günü iki tane finalim var. Günlerin çabucak geçiyor olmasının nedeni de zaten bu. Maksat, yumurta iyiden iyiye dayansın da, rahat edemeyim. Sınavlara girdikten sonra bir dünya saati, altı Oz saatine denk gelmeye kaldığı yerden devam edecek.

Geçenlerde, insanoğlunun biriyle konuşurken köpeklerin yaş hesaplamasından konu açıldı ve hatrımda kaldığı kadarıyla bir köpek yılının dört insan yılına eşit olduğunu söyledim. Bunu öğrenen insanoğlu, yapmış olduğu hesaplamalardan sonra, köpeklerin de aslında bizim kadar ömrü olduğunu anladı. Sonra ben sinirlendim. Açık ve net ifadelerde 'S.ktirip gitsinler lan, öyle şey mi olur! İyi o zaman, benim de 10 yılım, 1 dünya yılına denk geliyor. İki buçuk yaşındayım, var mı itirazı olan!' dedim. Etrafta kimsecikler olmadığı için, haliyle itiraz eden de çıkmadı.

Fermanımdır. İki buçuk yaşındayım.

Gelmiş geçmiş en kısa ferman ödülüne de biraz önceki cümlemle adaylığımı koyuyorum. Ayrıca kısa ferman yarışması neyin olursa, haberim olsun.

Mezun olunca ne yapacağıma dair sorulan sorulara şimdilik 'Evime gideceğim ve soğuk biramı içtikten sonra kadınımla sevişip, mezuniyetimi kutlayacağım' cevabını vermeye devam ediyorum. Yahu, benim ne yapacağımdan size ne ahali? Hayırdır, zemin etüdü işi mi var?

Mezun olduktan sonra yapmamın kesin olduğu tek şey var, o da İngilizce kursuna devam edecek olmam. Kariyerimin ilk ve son karate galibiyetini konu edindiğim, içinde diş perisinin, entrikanın ve aşkın kendine yer bulduğu İngilizce ütopik hikayemin görmüş olduğu ilgiden son derece memnunum. 13 Haziran'daki sınavı iple çekiyorum. Bakalım yine ne gibi bir hikayeyle karşılarında olacağım.

İnsanlar çıldırmış. İnsanlar manyak. İnsanlar içlerinde kendilerini boğuyor. İnsanlar ölmeli. Pek tabii, hepsine ben de dahilim.

Bir İzmirli felsefesi diyor ki, 'Müdahale etme. İç, ağla, sürün, acizliği hisset...ya da coş, hopla, zıpla, kendinden geç...ama kendine müdahale etme.'

Felsefenin işlevselliğini tam olarak kazanabilmesi için, tüm insanlığın bu felsefeyi anlamış ve sindirmiş olması gerekiyor. Bu da, 7 milyar insan anlamına geliyor.

Ama benim felsefem hem daha kısa hem de daha anlaşılır bir sonucu var, 'Uyanık olun. Güven bile, işgüzarların var ettiği bir duygudur. Oltaya gelmeniz kolaylaşsın diye.'

Benim felsefemin işlevsel olabilmesi için kimseye ihtiyacı yok. Aksine, ne kadar az kişiyi uyandırırsa, o kadar uzun süre yaşatıyor.

Hanım, sen en iyisi benim pompalıyı getir.

Lissie, sen de müziğini gir tatlım...

Lissie - Record Collector

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder