8 Mart 2013 Cuma

Kafamdan Bir Kelebek Uydurdum

Etliye sütlüye karışmadığım dönemleri yaşamaktayım. Sakarya'daki vazgeçilmezim olan turuncu kanepeme oturmuş, etrafta olup biteni izliyor ve ilk göz ağrım olan CM 97/98 oyununu oynuyorum. Çok da iyi gidiyorum hani. Sampdoria ile başladığım oyunun beşinci sezonunda, Inter ve İspanya'nın başında, tüm kupalara talip bir şekilde, emin adımlarla yoluma devam ediyorum.

Dokuz yaşındayken, kuzenimle bu oyunu deli gibi oynar, kuzenimin benim yerime tüm işlerine baktığı takımımın şampiyonluğuyla övünür ve haftalarca mutlu olurdum. Çok önemli bir iş başarmış gibi hissederdim kendimi. Bir sonraki kuzen ziyaretimi iple çekerdim, sırf bu oyunu, o zamanlarımın rol modeliyle oynayabilmek için.

O kadar dingin, o kadar rahat, o kadar kendimleyim ki; mutlu insanlar bile beni mutlu ediyor. Sonra, o kadar güzel gülüyorum ki artık...kahkahalarım o kadar temiz ki...daha az ama çok temiz.

Ev arkadaşlarımı saymazsam, öyle kimseyle de peh sohbetim yok. Ara sıra Romanya'dan haberler almaya devam ediyorum işte. Bazen Ankara ses ediyor, ona bağlanıyorum.

Uyuşturulmuş gibiyim. Asosyalim ve bundan haz alıyorum. Biri bana gelsin; yırtıp atayım, yok olsun geride kalan herkes diye can da atmıyorum. Olur da, İstanbul ziyaretlerimden birinde, aşık olmak istediğim o kıza rastlarsam ne ala...rastlamazsam da, ben böyle güzelim. Sivilceli ama güzel...

Aslında bir gece vakti yalnız kalsam, bir anda hüzün basabilir beni ama ev arkadaşlarım da benim gibi, günlerini uykusuz geçirmeyi pek seviyorlar.

Öyleyim işte, takılıyorum.

Better Than Nothing - Memories

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder