Kendi sohbetime doyum olmuyor. Diyorum ya, dinginim oğlum ben. Bazı dostlarım, bunun 'ilham'ım için iyi olmadığını söylüyor. Bense, hangi ilhamdan bahsettiklerini bilmiyorum. Kendi kendime takılıp, sonrasında yırtıp atacağım kağıt parçalarına yazdığım yazılar için ilham gerektiğini bilmiyordum. Bu yüzden de ilham da, terzi İlhan da pek umurumda değil. Satranç tahtasını sürekli çevirip, tek başıma, kendime karşı oynamadığım sürece, dinginliğimin sorun olacağını sanmıyorum.
Ayrıca, tek başına satranç oynayan insanlar, filmlerde neden tahtayı çevirmek yerine, sürekli kendileri yer değiştirirler, anlaması güç.
Bu arada, şaka değil; sokağın hemen karşı tarafında bulunan İlhan Abi'den hiç hoşlanmıyorum. Yavşak bir tipi var. Eski moda arabasıyla karıya kıza hava atıp duruyor.
Person of Interest...izlemek lazım.
Araya çaktırmamalı subliminal mesaj yazayım dedim ama pek iş göreceğini sanmıyorum. Bir de, subliminal mesaj zaten çaktırmamalı olur.Eskiden 'kestirmeden gidelim' demek yerine 'kısa kestirmeden gidelim' derdim. Çaktırmamalı subliminal mesaj da onun gibi bir şey oldu.
İstanbul'a geldiğim iyi oldu ama yine de pişmanlık duymuyor değilim. Vizelerime olumsuz bir etkisi olup olmayacağına dair kuşkularım var ve benim bu dönem tüm derslerden geçmek gibi 'hayalperest' bir amacım var. Okul uzamış olabilir ama neden yarım dönem yerine, bir sene uzasın ki?
Neyse efendim, diyeceğim o ki; Grey's Anatomy, seçtiği müzikler konusunda eski performansından uzak olsa da, iyi iş çıkarmaya devam ediyor.
Şirketin iflasını vermemek adına küçülme kararı veren ve bu kapsamda pek çok çalışanının görevine son veren patronlar gibi hayatımdan insan çıkardığım şu dönemlerde -ki bunu isteyerek ya da verilmiş olan kararları uygulayarak yapmadığımdan artık kesinlikle eminim- kendime "Özlemiyor musun?" sorusunu birkaç kez sormam oldukça doğal bir tepkiydi aslında. Cevaplar. Hep geç gelirler...ama elbet gelirler değil mi? Tıpkı, iki gün sonra gelen cevabım gibi...
"Dostum, ben sadece kahvemin soğumasına neden olacak kadar uzun süren sohbetleri özlerim"
Artık yatayım. Yarın çok önemli bir buluşmam var. Elimde avucumda bıraktığım iki insandan, yaşlı olanıyla görüşeceğim.
Elimde sıkıca tuttuğum iki insan var diye, daha fazlasına sahip değilim anlamı çıkacak değil ya? Birkaç tanesini de bir kavanoza koydum, bayatlamasınlar diye de kavanozu sıkıca kapattım.
Elbet benim de, kavanozlarına mahkum edildiğim insanlar vardır...iyisi mi bu konuyu geniş çaplı olarak düşüneyim de, uyumadan önce biraz ağlayayım.
Iko - Lightning Bolts
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder