25 Mart 2013 Pazartesi

Kahve Molası

Cıvıl cıvıl, beyaz beyaz, karlı Bolu'dan geldim. Keyfim bol olsun. 'Kara bakınca seni, sana bakınca KARI görüyorum ehehe nokta(.)' metaforuyla yazıma başlamak istiyorum.

Çok güldük, eğlenmeyi biraz abarttık. Karda da yürüdük, güneşe karşı taaruza da geçtik. Şirin şehir Bolu. Nitekim güzel olup olmadığına henüz karar veremedim.

Yıllardan, uyku problemimin tavan yaptığı bir yıl, Rusya'dan birisiyle konuşuyordum. Pek sevimliydi konuşmalarımız. Akşamın ilk demlerinde konuşmaya başlar, sabahın ilk ışıklarında ayrılırdık.

30 Seconds to Mars'ın, Hurricane şarkısını aylarca, aralıksız bir şekilde dinlememi sağlayan kişiydi kendisi. Ne zaman o şarkıyla kulaklarımın tozunu alacak olsam, ufak bir tebessüm oluşur suratımda.

Oldukça da sempatik karar vermiştik, daha fazla konuşmamaya. Günün birinde, birbirimize verebileceklerimizin tükendiğini anladık ve son verdik. Yine de sözümüz var, olur da birgün uğrarsak birbirimizin topraklarına, bir dakika bile düşünmeden haber vereceğiz.

Hurricane şarkısının, Kanye West cümleleri beni çok etkiler mesela...

You say you're wrong, you're wrong, I'm right, I'm right, you're wrong, we fight
Okay, I'm running from the light, running from the day to night,
The quiet silence defines our misery
The riot inside keeps trying to visit me
No matter how we try, it's too much history
Too many bad notes playing in our symphony
So, let it breathe, let it fly, let it go
Let it fall, let it crash burn slow
And then you call upon god
You call upon god

Deri değiştiren yılanlar gibi hissediyorum kendimi ara sıra. Arada iki fark var. İlk olarak; ben memeliyim, yılan ise sürüngen. İkincisiyse; yılan deri değiştiriyor, ben insan.

Kimi zaman isteyerek yapıyorum bunu, kimi zaman da kendiliğinden gelişiveriyor. Birkaç gün boyunca göz açıp kapıyorum ve bir de bakıyorum, manzaram değişmiş.

Bolu'dan dün akşam geldim. Yarın sabah da İstanbul'a basıyorum deparı. Neden? Çünkü keyfim bol olsun.

Deparlarımdan etkilenen ev arkadaşlarımdan biri, geçen hafta salı günü yaptığı çılgınlığı, benimle beraber tekrarlamaya karar verirken; bir diğeri de ani bir kararla bu geceden İzmir'e gitmeye karar verdi. Dostum, asi kan yeniden hareketlenir oldu damarlarımızda.

Sanırım Meslek Hastalıkları dersinden kalacağız ve bu çok saçma. Sen git, koskoca Bitirme Tezinden, Veri İşlem II'den, Elektromanyetik Prospeksiyon'dan, Proje Yönetimi'nden geç; sonra gel, bu dönemin götü boklu sosyal seçmeli dersi olan Meslek Hastalıkları'ndan kalacağım diye üç buçuk at. Ayıp. Çok ayıp.

Bak mesela, notaları kulaklarımda çınlamaya başlamışken söyleyim; bu şarkıyı dinlerken de kuzenim gelir hep aklıma. Masaya vurduğu parmaklarıyla, piyano çalarcasına kendisini kaybettiği yıllar ve onunla geçirdiğim zamanlar...

Tori Amos - Love Song

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder