Elektrokardiyografi cihazlarına her zaman hayran olmuşumdur. Birçok farklı şeklin ortaya çıkması çok garip. Bazısı eşkenar üçgene, bazısı yarım daireye, bazılarıysa asimetrik şekillere benziyor. Saatlerce izleyebileceğim bir manzara...Doktorlar bunları nasıl okuyup yorumlayabiliyor anlamak elde değil. Bunu yapmak için budala olmak gerek. Kendimi doktormuş gibi düşünmek istiyorum. Gözlerimi bir süreliğine kapatıyorum ve hayal kuruyorum.
"- Doktor bey ! Kocamın durumu nasıl ! İyileşecek mi ?!
- EKG'sine baktım ve şunu söyleyebilirim...Kocanızın üçgenlerinde hiçbir problem yok ama daireler çok biçimsiz. Ayrıca şu şekle iyice bakmanızı istiyorum...Ne bu ya ?! Dağ desen dağ değil, tepe desen tepe değil, penis desen penis değil. Eğer kocanızın kalbinden gelen bu şekli anlayamazsak, herhangi bir tanı koymamız zor. Şimdilik zamana bırakacağız.
- Ama doktor bey...Ben kocamsız ne yaparım ! Daha yeni evlenmiştik. Balayına bile gidemedik.
- Afedersiniz ama, siz bu adamla nasıl evlendiniz ? Yani şu tipe bir bakın ! Sizin gibi genç, güzel ve çekici bir kadının, böyle bir dubayla evlenmesi akıl alır gibi değil.
- Haklısınız doktor bey...Böyle birisiyle evlendiğime göre, bende de bir sorun olsa gerek. Belki bana da bir teşhis koymak istersiniz ? Boş bir odaya geçsek ve başbaşa kalıp biraz vakit geçirsek, acaba sorunumu çözebilir misiniz ?
- Neden olmasın ? Yalnız uzun sürebilir...
- Bence zaten yeterince vaktimiz var.
- O zaman önden buyurun...Bende sizi arkanızdan takip ederken, bu sırada incelemeye başlayabilirim.
- Biran önce başlasak iyi olur. Sizi istiyorum !
- Ah...Ben de sizi is..."
Tamam tamam !..Artık hayal kurmayı bırakmanın vakti geldi. Yoksa işin sonu, kocasını hasta yatağında bırakıp, kocasının doktoruyla seks yapan bir kadının hikayesine dönecek. Anlatmak ya da hayalini kurmak istediğim şey bu değil...Sonuç olarak, EKG'de çıkan şekillerden hiçbir bok anlamıyorum. Anlatmak istediğim bu...
Ziyaretime Can geliyor. Beni sırtımdan bıçaklayan en yakın dostum olan Can...Başımı belaya sokan, neredeyse ölmeme sebebiyet veren Can...Ne kadar da nazik bir davranış bu böyle ! Şuraya bakın...Şimdi de beni ziyarete gelmiş.
- Özür dilerim.
- Bana sadece durumumun nasıl olduğunu söyle ve git. Dürüstçe doktorların ne konuştuğunu söyle.
Biraz duraksıyor...Duraksıyor...Susuyor...Gözlerini kaçırıyor...Ağlıyor...Özür diliyor ve tekrar bu döngünün en başına dönüyor.
- Konuşsana be adam !
- Ameliyata alacaklarmış seni. Bir sürü gerizekalı cümle kurdular ve en sonunda ameliyata alınacağını söylediler.
- Riskli miymiş ?
- Her ameliyat risklidir.
- Bana doktorummuşsun gibi konuşma lan ! Doğruyu söyle.
- Evet biraz riski varmış. Hastaneye geldiğinde kötü bir yerde kanaman varmış ve çok zor durdurmuşlar. Yeniden kanama riski varmış.
- Ulan iki dakka kanayan yerin üstüne mendil ya da bez filan koyup bastırsalar olmuyor muymuş sanki ?! Bu doktorlar da amma artist herifler ha. İlla biçip doğrayacaklar milleti. Kanamıyor lan işte ! Kanasa hissederdik. Hem kanama filan olursa ben elimi koyup bastırırım merak etmesinler. Git şöyle şunlara, ben gitmek istiyorum.
- Saçmalama ! Gidemezsin !
- Değil mi yaa ! Ben niye gidiyorum ki ? Asıl sen siktir git ! İbne bir de utanmadan gelmiş ! Siktir git lan ! Siktir git !
- Tamam tamam sinirlenme. Gidiyorum. Tekrar her şey için özür dilerim. Söz veriyorum, her şeyi düzelteceğim.
- Haaa iyiymiş...Merak etme zaten ben buradan çıkayım, senin suratını güzel bir estetik ameliyatla düzelteceğim. İşin güzel yanı, ameliyat öncesi lokal anestezi yapmayacağım. Böylece her şeyi hissedebileceksin.
- Böyle konuşma lü...
- Lan hâla burada mısın sen ya ! Oğlum çok rica ediyorum siktir git lan ! İnsan ol biraz lan ! Oğlum siktir git lan ! Kaç kere siktir git diyeceğim ben daha lan !
Sonunda gidiyor...Gitmesinin ardından henüz birkaç dakika geçmişken, bu seferde doktorlar sarıyor etrafımı. Daha doğrusu, iki tane doktor ve dört tane stajyer doktor. Olayı eleştirisel bir şekilde ele alıyorum...
- Ya insan yanına bir tane de kız stajyer alır...Ayrıca bunlar neden lastik terlik giyiyor ? Stajyer oldukları anlaşılsın diye mi ? Nedir bu küçümseme olayları...Bıyık bırakanlarda doktor mu oluyor yani ?...
Kafama not düşüyorum...Yaşın ilerledikçe, olayları daha fazla ciddiye almaya başlasan iyi edersin.
Haluk Bilginer - Sen de Başını Alıp Gitme Ne Olur
Kafama not düşüyorum...Yaşın ilerledikçe, olayları daha fazla ciddiye almaya başlasan iyi edersin.
Haluk Bilginer - Sen de Başını Alıp Gitme Ne Olur
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder