22 Nisan 2010 Perşembe

Hikayemin Önsözü

Bütün bu hatlar, belirlenmiş kurallar, çekilmiş ince kesikli çizgiler...Hiçbiri beni etkilemiyor. Etkilemiyor çünkü yıllar önceki benden ne kadar azım ya da fazlayım bilmiyorum. Karşılaştırabileceğim bir ben bulamıyorum geçmişimde. Hızlıca yaşayıp geçmişim. Düşünmeden, sorgulamadan, ders çıkarmadan...

Duyduğum yüzlerce farklı hikaye aslında hep üç beş tane senaryonun etrafında şekillenmiş. Bir tek oyuncuları farklıymış meğersem...Yine de hepsini dinlemişim. Hiç acımadan, her anlatılanın sonunda, anlatanın yüzüne vurmuşum hatalarını. Çok nadir takdir almış bu davranışım...Aslında benden bekledikleri şeyler çok farklıymış. Meğersem, bana konuşmak yasakmış. Susmamaya yemin etmişçesine konuşmaya devam etmişim ve her seferinde, daha da acıtır olmuş tokatımın şiddeti.

Bir tek kendime müsamaha göstermişim. Konu bana gelince, içime atıp herkesten saklamışım. Muhtemelen korkmuşum, onlarında benim yaptığım gibi moral vermek yerine, hatalarımı yüzüme vuracaklarından...Oysa, ben hatalarımı her zaman bilmişim. Buna rağmen, aynı hataları yapmaktan büyük bir zevk almışım. Benliğimden hiçbir şey kaybetmemek için, on iki yaşında yaptığım yanlış tercihleri, yıllar sonrasında bile devam ettirmişim. Sonuçlarını bile bile...

Yüzümde, birçok insandan hatıra kırışıklar oluşmuş. Aynalar, yalancı gelir olmuş bana. Etrafımdakilere kafa yormaktan, sıra bir türlü bana gelmemiş. Belki de, kendimden çekindiğim için başkalarına öncelik vermişim. Emin değilim...Tek bildiğim, yüzümün artık beni gösteremez olduğu.

Kendimi kandırmam gerekmiş...Vücudumun geri kalan kısmını harika yalanlarla süslemişim. Aralardan sızan özüme, inkarlarımla yama yapmışım. Kesinlikle harika olmuş. Çıkarmak istemeyeceğiniz kadar harika...Yine de, bir süre sonra sıkılmışım. Değiştirmeye çalışmışım ama fazlasıyla üstüme yapışmışlar. Özümü yavaş yavaş içlerine çekip, ele geçirmişler. Onlarla yaşamaya mahkum etmişler beni ama pes etmemişim. Zamanla, bazı parçaları soymayı başarmışım. Hâla da devam ediyorum...Uzun yıllar beklemem gerekse bile, kendimi görebilmek adına uğraşıyorum.

Hikayemdeki eksik parçaları tamamlayabilirim. Bir gün, ayaklarımı hattın öbür tarafına geçirebilecek kadar cesaretli olacağım. Koşabilecek kadar zeki, arkamdakileri yanıma alacabilecek kadar merhametli, önümdeki engelleri görebilecek kadar dikkatli ve başarabileceğimi bilecek kadar kendimden emin olacağım.

Şimdi...Hikayemi anlatsam gerçekten dinler misin ?

30 Seconds To Mars - From Yesterday

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder