5 Nisan 2010 Pazartesi

Bana Başlığı Tanımla

Gecenin bir köründe, uykudan bir anda uyanıp "Placebo dinlemeliyim !" demek garipti. Hayır hayır...Daha doğrusu, gecenin bir köründe, uykudan bir anda uyanıp "Special K dinlemeliyim !" demek garipti. Şimdi, bana garip olanı tanımla...Mümkünse inanabileceğim kadar çok kafa karıştırıcı olsun.

Yemek yaparken elimi yakmam, ardından parmaklarımı kanatmam kayda değerdi. Saçma bir filmde, adamın biri "Acı çekmek, sana ölmediğini hatırlatır." diyordu. Güzel cümle...Ama bence çok saçma. Açıklamasını yapamam ama, cümleye bir türlü ısınamadım. Şimdi, bana acı çekmeyi tanımla...Gereksiz bir filmin yapmış olduğu tanımdan daha fazlasına ihtiyacım var.

İçimden bir ses "Kurduğun hangi hayalin gerçek oldu ki ?" diye sorar bana. Hazırcevap olduğumu söylemiş miydim ? Kendi kendime bile yenilmek istemem. Bu yüzden hemen cevap veririm... "Hangimizin kurduğı hayal gerçek oldu ki ?"...Karşı cevap gelmez. İşte ! Bir kez daha ben kazanırım. Ya da, ben mi öyle sanıyorum ? Hayal kurmak...Yüzlercesinin içinden, gerçek olamayacak kadar güzellerini seçeriz. Belki de en büyük sorun, kurduğumuz hayallerin içinde saklı. Şimdi, bana kurduğun en gerçekçi hayali tanımla...Ve içlerinden bir tanesini bana ödünç ver.

Bugün yaptığım en olumlu hareket, son bardak kolamı içebileceğim en doğru zamanlarda yudumlamaktı. Bence bir şeyler içmek bir sanattır. Her şey mükemmel bir senkronda olmalıdır. Sigaranızda kalan tütün miktarı, bir önceki yudumunuzdan sonra aradan geçen zaman, damak tadınızın o an ki durumu, dinlediğiniz müziğin en vurucu kısmı, geçmek bilmeyen baş ağrınızın tavan yaptığı an, karşınızdakinin size karşı olan davranışları gibi daha birçok şeyden en az birkaçını aynı düzlemde yakalarsanız, işte o zaman içtiğiniz şeyden zevk alırsınız. Bugün içtiğim kolanın her bir yudumuda, bahsettiğim anların her birinden izler vardı. Şimdi, bana bugün yaptığın en doğru hareketi tanımla...Benimkisinden daha iyi olup olmadığını merak ediyorum.

Şimdi, bana yerçekimini tanımla...Ben hâla, uçan halı yapma gayretindeki çocuğa inanmak istiyorum.

Şimdi, bana inanmayı tanımla...İmkansız olana inanmak istiyorum.

Şimdi, bana duyguyu tanımla...Hissiz olmayı devam ettirmek istiyorum.

Şimdi, bana manzarayı tanımla...Gördüğüm binalardan daha fazlasını hayal etmek istiyorum.

Şimdi, bana gökkuşağını tanımla...Sonundaki altın kazanlardan da bahset.

Şimdi, bana hiçliği tanımla...Her şeyden bahsedebileceğin kadar dolu olsun.

Şimdi, bana çaresizliği tanımla...Konuşamayacağın kadar fazla cümleden oluşsun.

Şimdi, bana kaçmayı tanımla...Adım atmana bile gerek kalmasın.

Şimdi, bana matematiği tanımla...İçinde trigonometri olmasın.

Şimdi, bana koridoru tanımla...Daha önce yüzlerce kez geçtiğim fakülte koridorlarından daha fazla şey ifade etsin.

Şimdi, bana pastayı tanımla...Doğum günleri aklıma gelen ilk şey olmaktan çıksın.

Şimdi, bana sakinliği tanımla...Sen anlatırken, ben heyecanlandığımı fark edeyim.

Şimdi, bana arkadaşlığı tanımla...Sonu, hiçbir şey olmamışçasına sakin ve habersizce bitmesin.

Şimdi, bana genç olmayı tanımla...Yüzümde ki görünmeyen onlarca kırışıktan kurtulayım.

Şimdi, bana müziği tanımla...Sadece notalardan oluşmasın.

Şimdi, bana insanı tanımla...Bir vücutta can bulmasın.

Şimdi, bana sessizliği tanımla...

Placebo - Special K

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder