İlkokulda, Backstreet Boys'u temsil eden ve Spice Girls'ü temsil eden iki tayfa vardı. Her sene, okulda yapılan dans yarışmaları öncesi, bu iki tayfa karşı karşıya gelir ancak eninde sonunda bu işle hiç uğraşamayacağını anlayan Backstreet Boys tayfası "Dans yarışmasına katılmayalım biz yeaaaa." diyerek olaydan cayardı. Utanarak söylemem gerekir ki, ben de o tayfanın bir elemanıydım. İşi daha da ileriye götürmem gerekirse, Backstreet Boys grubunu dinleyip, Spice Girls'ü temsil eden kızlara karşı çıkarmayı akıl eden kişi de bendim. Her Backstreet Boys grubu üyesini bir ilkokul çocuğu temsil ederdi. Spice Girls grubundaki hatunları temsil eden ilkokul kızlarına yazma girişimleri olurdu. Gariptir, genelde olumlu sonuçlanırdı.
Spice Girls grubunun dağılmasının şokunu henüz yeni yeni üstümüzden atarken, Melanie C ortaya çıktı ve iki tane şarkı patlattı. I Turn To You ve Never Be The Same Again...Hit ötesi bir şey olmuştu bizim için. Melanie C'nin o şarkılarını henüz dinlemeyen varsa, müzikten konuşmaması gerekirdi. Bize göre Melanie C, Spice Girls'ten ayrılıp solo şarkılar söylemeye başlayanlar arasında en iyisiydi. Yeni şarkılarını heyecanla bekliyorduk. Ancak, boşuna beklemişiz. O şarkılardan sonra, Melanie C'yi uzun bir süre göremez olmuştuk ve yavaş yavaş unuttuk.
*NSYNC mesela...Sırf, o zamanlar idolümüz olan Backstreet Boys'a rakip olduğu için dinlememeye hatta nefret etmeye çalışırdık. Olmayınca olmuyor işte...It's Gonna Be Me ve Pop şarkılarını gizlice dinleyip, dans figürlerini bile yapmaya çalışırdık. Suçumu itiraf ediyorum...*NSYNC grubunu dinlememeye özen gösteren beş kişiden, içinde benim de olduğum iki kişilik grup gizlice bu grubu saatlerce dinliyordu.
Sonique diye bir hatun vardı. Sky ve It Feels So Good şarkıları efsaneydi. Dinlyip dinleyip, okulda şarkının kritiğini yapardık. Yine de kafamıza takılan tek bir şey olurdu. Hatunun saçları kısaydı...Neden öyleydi ? Hiçte güzel biri değildi bizim için o zamanlar. Ama şarkıları harikaydı. Harikaydı ama saçlarını neden kazıtmıştı ?..İşte bu kısır döngünün içinde tıkılıp kalırdık, Sonique konusu açılınca.
Eminem'den nefret ederdim aslında. Ne o öyle, kliplerinde kıçını başını açan bir tip. Çok terbiyesizceydi. Belki de sırf bu düşüncelerim sayesinde, her gencin başından geçen rapçi ya da hip hopçı olma akımından çok fazla etkilenmeden çıkabilmeyi başarmıştım. Yine de 8mm filmine gittikten sonra Lose Yourself şarkısı günlerce aklıma takılmıştı. Nakaratta ne dediğini kesinlikle anlamam gerekiyordu. Uzun bir süre kafa yorduktan sonra şu karara varmıştım...Eminem, şarkının nakaratında "Luuz yurselfs ini müzikti buum içi buum içivera niagara vuhhuuu" diyordu. Şimdi aklıma geldikçe, o yaş için gayet mantıklı bir benzetme yaptığımı düşünüyorum.
Lenny Kravitz, benim rock müziği dinlemeye başladığım ilk isimdir. Kuzenimle oturup televizyon izlerken, kuzenimin müzik kanallarında dolanmaya başlaması ve "Bak bu şarkı çok güzel. Hatunla yiyişecekler birazdan. Ama cidden çok güzel şarkı" demesiyle birlikte, Lenny Kravitz'ten Again şarkısını dinlemeye başlamıştık. Lenny'nin, hatunla yiyişmesini bekliyordum aslında. Ancak bir sorun vardı...O zamanlar yiyişmenin, sevişmek anlamına geldiğini bilmiyordum. Bu yüzden, tam olarak neyi beklediğim hakkında en ufak bir fikrim yoktu aslında. Yine de, kuzenimin dediği gibi şarkı cidden çok güzeldi.
Sting'in, Desert Rose şarkısı tam olarak anlayamadığım şeyler hissettirirdi bana...Kimi zaman duygulanırdım, kimi zaman da kendimi yüzüm gülerken bulurdum. Desert Rose her zaman özeldi. Hâla da öyle...Üniversite sınavına girmeden önce, bir anda canımın Desert Rose dinlemek istemesi ve telefonumdan hemen açıp dinlerken huzura kavuşup rahatladığımı hissetmemse, en ilginç anımdır o şarkıyla ilgili.
"Eni açı yokke !" şeklinde bağırıp çağırdığımız yılları özlerim yeri geldiğinde. Bahsettiğim şarkı Smooth Criminal...Alien Ant Farm'ın coverlayıp önümüze sunduğu o şarkı, aylarca dilimizden düşmemişti. Hiç durmadan nakarat kısmını söyler dururduk. Tabii tek bir farkla, "Annie are you ok" kısmını "Eni açı yokke" şeklinde söyleyerek.
Ve tabii ki Backstreet Boys...Kendi paramla aldığım belki de ilk kaset Backstreet Boys'un Millenium kasetidir benim. Beşinci sınıfın sonunda yapılan baloda, hangi şarkıyla dans edeceğimizi günlerce düşündüren gruptur. "Ben Nick Carter'ım oğlum. Gerisini siz kendi aranızda kararlaştırın sonra da bana söyleyin. Biz artık Backstreet Boys grubuyuz tamam mı ?" dediğim yılları aklıma getirir. Dağılmalarından sonra "Neyi yanlış yaptık lan biz ?" diye sorduğum aptal soruları hatırlarım. Yıllar sonra tekrar ortaya çıkıp, söyledikleri Incomplete şarkısını büyük bir zevkle dinlerim. Aradan neredeyse on yıl geçmesine rağmen hâla kafama eser ve eski şarkılarını dinlerim.
Eski yılları hatırlamak güzeldir. Eski şarkılarsa, o yılları hatırlamamız için en büyük yardımcımızdır. O zaman, bugün bütün teşekkürler eskilerden hatıra kalan şarkılara gelsin.
Backstreet Boys - Don't Want You Back
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder