14 Ekim 2012 Pazar

Gelip Geçer Eskişehir

Yıllardır hayalini kurduğum şehirlerden birisi olan Eskişehir'e sonunda gitme şansını yakaladım ve yakalamışken de bırakmadım. Üç gün boyunca saf mutluluk yaşadım, güldüm, sonra tekrar mutlu oldum ve tekrar güldüm.

Şehre alışmış olan insanların yanında ufak heyecan patlamaları yaşadıkça nerede okuduğumu sordular ve cevabı aldıktan sonra beni anlamaya ve bana kucak açmaya başladılar. Çok sıcak insanlardı, nazar değmesin.

Sakarya'yla Eskişehir arasındaki farkı şöyle anlatabilirim... Eskişehir'deki bar sayısı kadar, Sakarya'da tekel yok. Olayı hemen içkiyle kıyaslamaya çalışmam çok zavallıca oldu farkındayım, o yüzden başka bir örnekle anlatıma devam edeyim ve bitireyim...Eskişehir'de saatler gecenin onunu gösterdiğinde, sokaklardaki öğrenci sayısı; Sakarya'nın meşhur(!) Çark Caddesi'nde tüm gün boyunca bulunan öğrenci sayısından fazla. Aynı şekilde, Sakarya'da saat gece on olduğunda çöp kamyonları, boşalmış sokakları temizlemeye koyuluyor.

Belki de çok fazla büyütülecek bir olayı yoktur Eskişehir'in, bilmiyorum. Ama insan yıllarını Sakarya'ya harcayınca, üç günlük Eskişehir bile bir Erasmus deneyimi gibi geliyor insana.

Dediğim gibi, saf mutluluk yaşadım üç gün boyunca. Saf mutluluk nasıl anlatılır ki...adı üstünde, 'saf'...ve yine adı üstünde 'yaşamak'...anlatılamıyor azizim. Bazı insanlar, sanki sadece bazı şehirleri güzelleştirmek için varlar. Kocaman şehirleri, yokluklarıyla bir çırpıda anlamsız kılabilecek insanlar tanıdım ve tanımaya da devam ediyorum.

Fırsatım olur ya da fırsatlar yaratılırsa, bu dönemin geriye kalan kısıtlı aylarında bol bol gitmek isterim Eskişehir'e. Gelecek dönemiyse düşünmemek için elimden geleni yapmaya devam ederim.

Güz yarıyılı bitmek istemese ya lan...haddini aşsa biraz, naza çekse kendini. Uzatsa günlerini...bitmese işte.

Yalnız, bu blog ilk kez 'Eskişehir' kelimesine maruz kalmış olabilir...Herneyse.

Beni yanlış anlama Sakarya, seni de seviyorum...ama şimdi Sezar'ın hakkı Sezar'a....dost acı söyler...vesaire vesaire.

Son bir aydır çokça dolaşıyorum, ne güzel. Bir orada oluyorum, sonra başka bir yerde uyanmış oluyorum. Şehirleri halı yapmışlar önüme, üstlerine basmadan geçmiyorum.

Regina Spektor - Samson

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder