8 Ekim 2012 Pazartesi

Çohözgüvenimvarbenim

Bu senemiz biraz kalabalıklaştı ama şikayetçi olmama ramak kalmışken, vazgeçmemi sağladılar. Sohbetlerin dozu arttı...hatta, dışarıya nasıl bir görünüm verdiğimi farklı ağızlardan duymaya başladım. Çoğu da şaşırttı beni...

Oz: Şu an var ya, yıllardır ulaşmak için uğraştığım o asgari özgüven sınırından biraz daha uzaklaştım senin yüzünden.

D: Sen? Özgüven eksikliği? Sen?

Oz: Evet?

D: Sen bugüne kadar gördüğüm en özgüvenli insansın be.

Oz: Yok artık!

D: Tabiiğ, tabiiiğ...öyle deme.

Özgüvenim varmış ya lan benim, niye daha önce söylemediniz!

Gerçi, bu muhabbetten sonra, arazi çalışmasındayken, D. arkadaşımız elini omzuma atınca, özgüveni yüksek erkek görünümü vermek adına bir kasıldım filan, oraları karıştırmayalım şimdi.

KESİN BANA YAZIYOR YAAA!!! Gideyim de, feysbuktan iki havalı şarkı paylaşayım hemen.

Şimdi, benim olmasa bile, çoğu insanın son senesi ya, o yüzden işte kesin müthiş geçer bu senem benim. Kalabalık ama rahatsız etmeyen seslerin oluşturduğu sohbetler edilir çaylar eşliğinde filan. Sırf, gelecek sene sap gibi kaldığımda, bugünleri özleyeyim diye...maksat ibnelik olsun yani.

Yaratıcı espri yapan kız var lan grubumuzda, daha ne olsun! Sordum, torrent kullanmasını da biliyormuş! Sordum, sigarayı da bırakıyormuşuz, böyle olmaz gençlermiş.

Şaka maka, galiba gelecek dönem sigarayı cidden bırakıyoruz lan. En azından bunun için uğraş vereceğiz. Yeterince içip, havalı dumanlar üfledik. Bizim miladımız doldu, gençlerin önünü açalım artık.

Gelecek sene sap kalmayayım ben. Ortalamamı 2.20 yapayım, Polonya'ya gideyim. Bunu yapayım. Yoksa Sakarya'da tek başıma, psikolojik manik depresif şizofreni manyak salağı sendromuna yakalanırım...ya da öyle bir şeye işte...

Şimdi, arazi çalışmamızdan akıllarda kalan birkaç konuşmayı paylaşalım...

---1---

Y: Bak şimdi bunu kırmam lazım benim.

Oz: Ya arkadaşım, Polonya'ya gittin geldin, götün kaltı senin.

Y: Avrupa görmüş adamım ben, kes.

T: Kırıp ne yapacaksın lan o taşı?

Y: Bakın şimdi, kırıyorum...eee, çıkmadı bunun içinden bir şey?

Oz: Ne bekliyordun lan?! İki yüz bin yıllık mamut pipisi fosili mi?!

Y: Oğlum bazılarının içinden yaprak çıkıyor bunların. Hiç mi kinder sürpriz yemedin sen? Hiç mi çocukluğunu yaşamadın? Hiç mi umutla açmadın o yumurtanın içini? Hiç mi duygu yok sende! RAHAT BIRAKIN BENİ!

---2---

C: Laflara bak laflara, sert tabakalı, ince taneli kumtaşıymışmış. Sertleşmiş kum işte lan, neyin havasındasın yani!

D: Doktor senin götüne bambaşka bir isimle hitap edince hoşuna gidiyor ama?

---3---

Hoca: Evet, şimdi mostra arıyoruz. Üzerinde incelemelerde bulunacağız.

D2: Çok yoruldum ya. Artık bir mostra bulsak da, üzerine otursam.

---4---

T: Oz!!! Gel lan gel, ne buldum bak!!

Oz: Ne buldun lan?

T: Bak!!

Oz: ............kozalak oğlum bu.

T: Evet ama dikkatli bak.

Oz: Abi şu an, diğer elinle kozalağın altından bana nah çekiyorsun değil mi?

T: ....evet.

Oz: Ve sırf bunun için beni metrelerce yürüttün öyle mi?

T: ......

Oz: Allah senin belanı verse mi vermese mi, çok arada kaldım şimdi.

---5---

Y: Ben biraz araştırma yapacağım.

H: Bu yine şaşırdı.

D2: Avrupa anıları canlandı, belli.

C: Ne zaman düzelecekmiş ki bu?

D: Bizim komşunun çocuğu da böyle olmuştu. Kurşun döktürdürler, kaç tane kurbağa bacağı yedirdiler çocuğa, yine düzelmedi.

Oz: Bazen, rüyasında Lehçe konuşuyor. Kurwa filan diyorum, yüzü gülüyor garibimin.

---6---

H: Şu yaptığımız işlere bak ya...taş mı toplayacağız yani şimdi.

Y: Oğlum, İİBF öğrencisi gibi konuşma. Onlar, bu kaba baktıkları zaman sadece taş görüyor olabilirler ama...

Oz: Ama ben de onlara bakınca taş görüyorum AHHAHAHAHAHAHA.....HAHAHAHAHAHA... Anladınız di mi lan.............?

Birkaç insanı toplayıp, arazi çalışmalarımıza davet edeceğim lan. Beraberce gülüp eğleniriz, fena mı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder