Birkaç gecedir yalnız kalıyorum. Yani, ev arkadaşlarımın uyku düzenlerine ayak uyduramıyorum...ya da onlar benim uyku düzenime ayak uydurmaktan vazgeçmiş durumdalar. Ne olursa olsun, yalnız kahveler yeniden hayatıma giriyor ve bu durumdan şikayetçi değilim.
Sabah uyanamayıp, dersi kaçırma kaygısı zaten tamamen sona ermiş durumda. Ders programına göz atacak olursak, haftanın tek günü boş, tek günü öğleden sonra başlayan derslerin himayesinde, geriye kalan günlerde ise, beni uyandırmak adına hazırda bekleyen bir insan mevcut. Sabahın sekiz buçuğunda başlayan derse, iki haftadır gidebilme başarısını göstermemi sağlayan insana koca bir teşekkür etmek gerekir aslında.
İlk hafta hile yapayım dedim ama olmadı. Sabaha karşı beş buçukta yatarken, alarmımı sekize çeyrek kalaya kurmuştum. Uyanabileceğime gerçekten inanmış mıydım, hatırlamıyorum. Günün ilk güneşi, kontrolü tamamen ele aldığında, başımda dikilmiş birisinin sesini duymaya başladım. "Oz!" diyordu...bana ait olan aynı özel ismi bir kere daha söyledi ve ben içimden "Tamam sakin ol ve sakın gözlerini açma. Birazdan kendiliğinden gidecektir" dedim. Bunları düşünürken aynı ismi bir kez daha söyledi. Sessizliğimi koruyup, içimden "Gidecek, az kaldı" diye geçirirken alarmım çaldı ve ben hayalkırıklığıyla beraber "H.ssiktir ya, yakalandık" dedim ve uyandım. Sabah zekası işte, çok fazla bir şey bekleyemiyor insan.
İşin kötüsü, o gün hocamız derse teşrif etmedi. Güzelim uykumu, bomboş bir ders için heba etmiştim. Elimde kalan tek şey, uyanabilmiş olmanın verdiği hafif dozda gururdu. Gerçi, bu sayede poğaça da yemiştim.
İkinci hafta uyanmak yine zordu ama hile yapmaya çalışmadan, durumu kabullenip, yatağımdan kalkmasını bildim. Aferin bana.
Yeni dairem beni çok da zorlamadı. Daireye ve içinde yaşayan insanlara zaten göz aşinalığım vardı. Başlarda, yeni kanepemle uyum sıkıntısı çektik ama onu da yavaş yavaş atlatıyoruz. Arada, bu kanepenin eski sahibini özlüyoruz mesela. Sesini taklit ediyoruz, burada olsaydı da çay yapsaydı bize diye geçiriyoruz içimizden. Çayı biraz fazla severdi de...
Yeni odam ve yatağım da güzel. Yatak kapmaca yarışını kazanmamın çok tatlı bir anısı vardır, sanırım hiç unutmayacağım. Yüzümde ince bir gülümseme bırakan anılardan biri olarak, zihnime kazımayı ihmal etmedim zaten.
Bilmiyorum lan, sanırım değiştirdiğim tek şey dairem olmadı. Hemen karşı tarafa tekabul eden eski dairemde, çalışma masamla birlikte bazı alışkanlıklarımı da bıraktım sanırım. Ucundan az biraz, yeni bir hayata başlamak istemişim de, fark etmemişim gibi...aradaki farklılıkları gördükçe anlıyorum.
Çok bir değişiklik yok tabii...Tek tarif edebileceğim, nedenini bilmediğim bir hafifliğe sahip olduğum. Mutlu muyum, haksızlık edemem, kesinlikle mutluyum. Huzurlu muyum, lütfen abartmayın.
Kahvem bitsin uyuyayım ve sabaha, hoş bir yolculukla uyanayım.
Cults - Never Heal Myself
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder