Belki yarın yağmur yağmaz ve ben yürümeyi bırakırım...Belki altı gün öncesini geri getirebilir ve hiçbir şeyi değiştirmeden tekrar yaşayabilirim...Belki bir ay sonrasına gidebilir ve içimi boşaltmamın normal bir yolunu bulabilirim...Belki birkaç yıl sonra tekrar bağırmaya başlayabilir ve seni kırabilirim...Belki yarından itibaren sigarayı mutfakta içmeye başlayabilir ve etrafımdakileri mutlu edebilirim...Belki yarın mavi gözlü birini görür ve ona "Yeşil gözler, mavi olanlardan daha güzeldir." diyebilirim.
Kişisel algılama, ben zaten hep "belki" derim. Hem sen de kabul et ne kadar b.ktan bir durumda olduğumuzu...Mesela benimle birlikte küfür etmeye başla. Kendince uğraşlarının, adı gibi hep kendince olduğunu farket. Ya da, toz parçaları gibi havada asılı kalmış küçük yalanların ağırlığını hissetmeye başla. Ne bileyim, yap işte bir şeyler...Durmak çok sıkıcı değil mi ?
Bazı şeyleri birbirinden ayırt etmek gerek sanki...Her şeyin gerçekten zamanla geçebileceğine inanacak kadar saf olmamalı artık olgunlaşması gereken ben. Aslında ben farkındayım...Hâla geçen sene, sadece birkaç dakikalığına gördüğüm kişinin adını ve suretini hatırlayabiliyorsam ve hatırladıkça derinden bir of çekiyorsam, "zaman" denen kavramın ne kadar ikiyüzlü olduğunu da bilmem gerekir. Zaman, sana sadece en gereksiz olanları unutturur. Öbür türlü, o kadar kolay değildir onunla anlaşma yapmak. Muhakkak senden bir şeyleri fazlasıyla alıp götürmek ister ve sen kabul edebilecek kadar güçlü değilsindir işte. Tabi, muhakkak güçlüsündür...Kendince...
Hem ben o renkten nefret ederdim aslında...Eve gelen, tanımadığım misafirlere tahammül edemezdim...O yemeği, ailemin evinde olsam inatla yemez ve tabağımda bırakırdım...Bana kalsa, kahvemi kimseyle paylaşmamaya devam ederdim...En sevdiğim kekimi yiyen o kişiye hiç çekinmeden bağırır ve küçücük bir olayı saatlere bile yayabilirdim...Sen o oyunu birkaç sene önce kaybetmiş olsaydın, ben sinirimi de yanıma alıp odama çekilir ve yanıma kimseyi yaklaştırmazdım...Yani, elbet ben de değiştim. Zaman fazla bir şey istemedi bunlar için benden. Sadece bir parça tahammülsüzlüğümden paylaştım kendisiyle.
Biraz akıllı olsan, bana dönüp "Hadi len sen de, yıllardır hep aynı laflar ama hiçbir şeyin değiştiği yok işte !" dersin. Onun yerine gelmiş, yıllardır işe yaramayan kelimeleri bana yeniymişçesine satmaya çalışıyorsun. Demek ki zaman o kadar da kullanışlı bir araç değilmiş...
Biliyorum ki bir şeylerin başlaması için, bir şeylerin bitmesi gerekir...Ama bu sefer haritanın büyük bir kısmı silinmiş. Bitiş noktası çok net ama başlangıç için baya bir dolanmam gerekli...
Bak mesela müzik dinle benimle...Ve hiç konuşma...Ya da anlatmaya çalıştığım kelimenin "dejenere" olduğunu artık anla ve söylede, piyonumuzu bir adım ilerletelim.
Vega - İz Bırakanlar Unutulmaz
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder