16 Nisan 2011 Cumartesi

Bırak Canın Sıkılsın

Bazen canım sıkılır ve ben kararlarımı değiştiririm...Sevdiğim birisine çok ciddi bir şekilde "Şuanda seni sevmiyorum." diyebilirim....Bulunduğum yeri durup dururken terkedebilirim... Yürümekten sıkılırsam, bir anda koşmaya başlayabilirim...Ya da bugünki gibi, oturduğum yerde kalmayı tercih edebilirim.

İki hafta öncesine dayanır bu hikaye...İstanbul dönüşü, Sakarya'ya ilk ayak basışımla beraber "İki hafta...Ve sonra tekrar İstanbul'da olacağım." derim kendime. Vize hazırlıkları geçmek bilmez...Günler sanki benimle oyun oynuyormuşçasına bitmek istemez. Vizelerse aksi yönde bir ivme gösterir ve su gibi akıp geçer günler. Perşembe akşamı, cuma günki sınavdan çok, sınav sonrası kavuşulacak olan İstanbul düşünülür. Planlar yapılır, telefonlar edilir, konser biletleri aranır...Cuma günü gözlerimi açtığımdaysa tek bir şey söylerim..."İstanbul'a gitmek istemiyorum...".

Bazen canım sıkılır ve bütün planların içine etmeyi bile göze alarak kendi bildiğimi okurum. Vizelerin sonuna gelip, haftasonunu Sakarya'da geçirmeyi tercih eden bir avuç İstanbullu'dan biriyimdir belki ama bu bana hiç koymaz. İstanbul kendini özleteceğinden adı gibi emindir ama olaylar bu sefer beklediğinden farklı gelişir. Bu sefer ben kazandım İstanbul, bunu kabul et...

Gün gelir, İKSV gözümde ilah olur...Villagers'ı mı yoksa Patrick Watson'ı mı dinlemeye gitmeli diye sordurtur bana...Sonra gün gelir, tek bir kararla iki konsere de gitme ihtimalimi sıfıra indiririm.

Bazen konuşmadığınız kişiler, ortada hiçbir şey yokmuşçasına sizinle konuşmaya başlar...İşte o zaman canınız sıkılmalıdır ve o kişilere küfür etmelisinizdir.

Bazense konuşmadığınız kişilere bir selam verecek kadar canınız sıkılmalıdır...Şanslıysanız, giriş bölümünü benim gibi küfür yemeden atlatabilirsiniz.

Coldplay - In My Place

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder