6 Temmuz 2010 Salı

Yaz Okulu Günlükleri Vol. 2

Şimdi şöyle bir ambians yaratmak istiyorum...Kısık sesle konuşuyorum, güneş yavaş yavaş doğmakta, dışarıdayım ve hava soğuk. Sırtıma bir pike geçirmişim ve kamera kaydı yapıyorum...Tamam mı ? Girdik mi o moda ? Haydi 70 milyon ! Yaz okulu günlüklerini okuyalım !

Dördüncü hafta...Saat 06:48 ve benim dışımda iki kişi daha ayakta. Çikolata yiyoruz...Lanet çikolatalardan başka yiyecek hiçbir şeyimiz yok ! Antep fıstıklı çikolatalar şuan bizim en iyi dostumuz. Ölümü bekliyoruz...Lanet olsun hepimiz ölmek üzereyiz !..Lan bu çok filmvari oldu sanki ya ? Lanet olası Hollywood filmleri, lanet olası hayatlarımızı daha da lanet bir yokuşa sürüklüyor Mayk !!! Ya...Dur ya...Kendine gel Oz ! Mayk diye biri yok, Mayk diye biri yok ! There is no Mike !

Saat 06:53...Yaz okulunun dördüncü haftası da bitmek üzere. Ne ara geçtiğini anlamadığım bu günler, beni vize haftasına kadar sürükledi. Geçen sene geçmek bilmeyen günler, bu sene inadına durmak bilmiyor sanki. Benimde "Hop ! Abicim biraz yavaş geç..." diyecek hâlim yok ama insan alışamıyor işte. Geçen senenin bende bıraktığı izler, bu sene nasıl olurda bir anda siliniverir yahu?

Gerçi, dört günlük final haftasını da katarsak, dört haftamız daha var ama hiç dert etmiyorum. Benden beklenilmemesi gerekilen davranışlar bunlar. Benim şuanda "Dört hafta daha mı ! Olamaz ! Okula daha fazla gitmek istemiyorum ! Bıçaklasam mı lan ben kendimi ? Aaa...Burnumda koskocaman sümük varmış. Dur lan biraz oynayayım" tarzı laflar söylemem gerekirdi. Gerçi, son kısmı neden söylemem gerekiyor, henüz ben de net olarak anlayabilmiş değilim.

Yine geçen seneyle bir kıyaslama yapmamız gerekirse, geçen sene vize haftasının hemen ardından koşar adımlarla gidilen bir Datça tatili vardı...Bu sene yine öyle bir tatil planı var ve ben zerre ilgilenmiyorum. Gitmiyorum oğlum ben tatile filan. Bildiğin inandım ben ! Derslerin iki tanesinden en az BB, diğerinden de CC istiyorum. O CC istediğim ders, CC gelsin yeter. Taksim'de isteyene bir tane bira bile ısmarlayabilirim eğer bu isteğim gerçekleşirse !

Sabaha karşı gösterilen programlar, "prime time" olarak adlandırılan saatlerde yayınlanan programlardan çok daha eğlenceli ve izlenebilitesi olan programlardan oluşuyor, belirtmek istedim. Tek cümle içinde üç kere "program" kelimesini kullandığım içinse kendimle -neden bilmiyorum ama- gurur duyuyorum. Bu gururla da yazımı noktalıyorum. Noktaladım...

Missy Higgins - Steer

2 yorum:

  1. yaz okulu günlüklerin cok hoş begenerek okkudum. benım yaz okulunu anlatıssın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaz okulu günlüklerini yıllar sonra okuyunca utandım "bu nasıl bir yazım şeklidir böyle arkadaş!" dedim. şimdi olsa çok daha iyisini yapabilirmişim tarzı iddialı düşüncelere daldım gittim.

      yıllar öncesinde kalmış bu yazıya, aylar öncesinde kalmış yorumunu ancak ve ancak şimdi farkettiğim için de, geç olsun da güç olmasın mantığından yola çıkarak cevap vermek istedim.

      teşekkür ederim :)

      Sil