"Ne kadar çok kaçarsan, o kadar fazla kaçacaklar senden. Hem de ilk olarak, asla gitmez dediklerin kaçacak"
"Gözündeki öfkeyi görebiliyorum"
Bana söylenen şu iki söz kafamda dönüp dolanıyor. Birbiriyle alakası olmayan iki söz.
Saplantı boyutuna ermesine ramak kalmış geçmişimden kopmayı başardım sayılır. En azından mihenk taşları ile güzelce hesaplaşıp ve hatta anlaşıp geride bıraktığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Yine de ara ara, hiç ummadığım yerlerden hiç ummadığım kesitler, sözler düşüyor aklıma.
31 Aralık 2021'i 1 Ocak 2022'ye bağlayan gece yüzüme çarpan gerçeğin getirisinde koyduğum en büyük hedefimi gerçekleştiremeyeceğim gibi. Kopuk kopuk yaşamaktan olsa gerek, belki de en başta parçalarımı toparlamam ve yeniden yerlerine monte etmem gerekiyordur.
Ne kadar fazla mutlu insan var geçmişimde kalan. Hayır hayır, geçmişime saplı kalmış olmama dair bir kuşku oluşturmasın bu durum. Sadece, görüyorsun işte. Bir şekilde haberbar oluyorsun. Gösteri çağında bunun aksine imkan mı var sanki... Her neyse, ne kadar mutlu insan var. Sahte de değil. Gerçek olanından, temeldekinden bahsediyorum. Ne güzel.
20'li yaşlarımda 30'larıma kadar aradığım mutluluğu bulamazsam çok geç kalmış olurum diye korkardım. 2 ay sonra 33 olacağım. Artık korkmuyorum. Düşündüm de, ben zaten her şeye geç kalıyorum. Erken başladığım tek şey ilkokul olabilir. Gerisi hep geç, heç bekletmeli. Olsun. Sorun değil. Sanırım halihazırda geç kaldığın bir şeye 'geç kalacağım!' korkusu pek de işlemiyor zaten. Ha 35'imde, ha 45'imde, ha asla... artık ne fark eder? Ben de mutlu olacağım. Geç olsa da... ama önce parçalarımı birleştirmeliyim.
Sakinim. Telaşım yok. Nasılsa geç kaldım.
The Macarons Project - I'm With You
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder