14 Haziran 2015 Pazar

En Güzeli Buymuş

Sevdiğine yazmak biraz sahtekarlıkmış. Hakkını vereyim, güzel cümleler söyleyebiliyormuşsun aslında. Hem de asla tahmin edemeyeceğin kadar zengin tabirler, benzetmelerle birlikte konuşuyormuşsun. Dilin yalnızca onu görünce çözülüyormuş ama tek kişiye emanet etmek zihnini, zindana mahkum olmaktan farksızmış. Sonra, ne söylesen nafile anların önünü açıyormuş. Doyumsuzluk bu ya, hep daha fazlasını duymak cereyan ediyormuş karşındakinde. Kendine kızmaya başlıyormuşsun, "Hayallerim gözlerimin önünde uçup gidiyor...ama göz göre göre neden harekete geçemiyorum" yakarışların yankılanır oluyormuş irili ufaklı cüssende.

Sevdiğin kişi için yazmaksa... İşte bu en zevkli ve hayatı dayanılır kılanmış. Yalansız, abartısız, sevginin kelimelere sığmadığını bildiğinden, basit ve naif kelimeleri kullanmayı tercih etmekten ibaretmiş. Sonra eve gelip, yazacak gücü kendinde bulabilmek çok hoşmuş. Yani gücünün kaynağı, ürettiğini ona vermeni beklemiyorsa, adımların çember üzerinde değil, zor görünen yokuşları çıkabilmek niyetiyle atılıyormuş.

Sevgi doldum ve taştım. Sevgim sayesinde yazdım, çalıştım, bunaldım, öptüm, sarıldım, hayal ettim, üstesinden geldim ve büyürken çocuk kalmayı başardım. Hala da öyleyim. Hatta laf aramızda, iki hafta önce birkaç saat depresyona bile girdim. Sonra baktım çok sıkıcı, en iyisi çıkayım dedim. Gülümseyen hayatıma geri dönüş yolumda bana kim eşlik etti dersiniz?

Adıma şarkı yazılmış, ruhum yıllar yılı duymamış. Üstelik Lord of the Rings'i de izlemiş olmama rağmen! Anlamı hele, öylesi güzelmiş ki...19 Kasım tarihini güzel kılan ikinci varlık olmayı çoktan beridir hak etmekteymiş.

Blind Guardian - The Bard's Song

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder