21 Ağustos 2014 Perşembe

Fin

"Bu nasıl bir şey biliyor musun...tükettiği alkolle övünen adamın durumu gibi. Hani var ya, şu kadar bira içtikten sonra o kadar vodkayı tek başına mideye indiren. Üstüne de şatlarca tekila içip dimdik ayakta durabildiğini iddia eden adam, hah işte ondan bahsediyorum. O adamla içmeye başlarsın ve üçüncü biranın sonuna geldiğinizde, beyefendi çoktan leyla olmuştur bile...Büyük konuşan da öyledir işte. Tüm ihtişamıyla parlayan konuşmaları, karşılığını istediği gibi alamadığı zaman aniden sönüverir. Puf...herkes karşılık bekler"

"İnsanların cümleleri binlercedir. Hepsini yok etmesi ise tek kelimesini alır...Rüya gibi gelen sözler yıllarca sürecekmişçesine verilebilir. Riyakarlığı göstermek için ise bir saniye yeterlidir"

Sizi tanıyan tek kişi ben değilmişim. Sohbetin geriye kalan kısmı 'İKİ SAATTİR ANLATMAK İSTEDİĞİMİ MADEM DÖRT CÜMLEYLE TANIMLAYABİLECEKTİN, NEDEN BENİ BU KADAR ÇIRPINDIRDIN!' sitemiyle beraber başka bir yola saptığı için, devamını başka zamana bıraktık.

Ve tam da sonunda yanıldığımı düşünmeye başlamışken, beni haklı çıkartmayı hep başarıyorsunuz. Beni az çok tanıdığını sanan bilir, haklı çıkmaktan nasıl nefret ettiğimi ve bazen yanılmayı nasıl da çok istediğimi.

Ha bir de, zaten işinize gelmediği vakit görmezden geleceğiniz güzel cümlelerinizi artık benim için kirletmeyi bir kenara bırakabilirsiniz. Benim adıma kurulabilecek en güzel cümle, az önce kullanıldı.

"Huzurlu yalnızlıklar Oz"

birdenbire...

Missy Higgins...ilaç gibi geldin, yeni albümünden ilk ipucunla. Gecemin tüm teşekkürleri senin olsun. Tüm bitkin düşmüş hislerim, çökmekten vazgeçmeyen gözlerimden üzerine yağsın.

"Görüyor musun? Kahverenginden daha fazlasını. Görebiliyor musun?"

Missy Higgins - Shark Fin Blues

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder