5 Şubat 2012 Pazar

Veda Kahvesi

Biletimi ayırttım, "Belki de hiç bırakmamalıymışım" dediğim yere, Sakarya'ya dönüyorum. İstanbul, tam olarak ne yaptığının farkında değildi bu ay. Fazla heyecanlanmıştı beni gördüğünde ve eli ayağına dolanmıştı.

Bir şehrin bu kadar şaşkın ve aciz olması beni üzdü. Terk edilme korkusu böyle bir şey olsa gerek, ne yapacağını bilemez oluyor, kişi ya da şehir. Bu yüzden de elindeki kartları çabucak oynuyor ve kendisini fark ettirmeye çalışıyor. Oysa, bu bir oyun değil. Her şey kötüye gittiğinde, ne Alt+F4 tuşlarına basarak bir şeyleri sonlandırabiliyorsun, ne de aynı bölümü tekrar tekrar, bıkana kadar oynayabiliyorsun. Bu bir oyun değil ve bu durum beni üzüyor.

Ocak ayını sevebilirdim. Hatta seviyordum da...Sonra onu uyardım. Gayet sakin bir şekilde. Ne de olsa yeni yılın ilk ayıydı. Çömezdi yani, olgunlaşmamıştı. Bu yüzden, üstüne çok gitmedim. Uyarıdan çok, öğüt verircesine konuştum hatta. Başka insanlara da aynı hatayı yapmasını istemedim.

Daha yolun başındaydık hem. "Bak" dedim, "İstanbul'un güzelliğine kaptırıyorsun kendini. Manzaranın güzel olduğunu ben de biliyorum ama biraz kendine gel ve beni dinle. Sana felaketlerden bahsediyorum. Çok fazla huzur ve mutluluk dağıtıyorsun etrafa, bu dengeli değil. Dikkatli ol. Çoğul felaketlerle sonlanacak huzura kimsenin ihtiyacı yok. Senin yüzünden, Şubat'tan nefret edecekler ve bu hiç adil olmayacak." dedim. Dinlemedi...

Çocuk gibi davrandı. Her cümlemin sonunda, kafasını beni dinliyormuşçasına salladı. Dediklerim bir kulağından girdi, diğerinden çıktı. İstanbul'da oynamak ona tatlı gelmişti sanırım. Ben konuşurken bile, tek düşündüğü yarın hangi rüzgârla dolaşacağı oluyordu. Diyeceğim o ki, Şubat ayından nefret ediyorsanız, bunun asıl sorumluları Ocak ayı ve onu şımartan İstanbul'dur.

Beni özlemeyin dediğim zaman yalan söylüyordum. Bilirsiniz işte, güçlü gözükme çabaları her zaman havalı olmuştur. Özleyin...Birilerinin bunu yapması iyi olur.

Bazen, İstanbul'u sevmemek için on neden bulabilirmişim gibime geliyor. Onun yerine, şimdilik egzersizlerime devam edeceğim. Nefes al...ve al.

Ingrid Michaelson - Keep Breathing

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder