2 Şubat 2012 Perşembe

Nefes Al ve Al

Kahve suyumun kaynamasını beklerken, uzun uzun düşünme şansım oldu aslında. İlk olarak, fincanıma iki tatlı kaşığı kahve attım. Ardından şekerleri teker teker fincana fırlattım. Son şekeri fırlatırken, yanlış bir güne başladığımı anladım ve yüksek sesle kendimi teyit ettim "Bugün yanlış bir gün"...

Dediğim gibi, uzun uzun düşünme şansım oldu... Mesela, iki gündür kahve içmediğimi anımsadım. "Belki de bırakabilirmişim" dedim kendime. Sonra alkolle kahveyi karşılaştırdım. Benim kahveye ihtiyacım vardı. Ancak öyle sarhoş olabildiğimi filan düşündüm. Alkolün yaptığı etkiye ben, kahvenin zihin açma etkisiyle ulaşıyordum.

Kettle benimle alay edercesine suyu ısıtmaktan bir türlü vazgeçmiyor. "Benimle dalga mı geçiyorsun!" diye bağırıyorum ve kendi kettleımı, kendim kapatıyorum. Suyun yeterince sıcak olup olmaması umurumda bile olmuyor. Tek ihtiyacım olan, bir an önce kavuşmam gereken kahve yudumları.

Sonunda kahvemi yudumluyorum ve düşünmeyi bırakıyorum. Artık kendimi zorlamama gerek yok, düşünceler teker teker dökülmeye başlıyor zaten.

"Ben hiçbir şey değilim. Ne zeki, ne de tam bir salak... Ne sempatik, ne de itici... Ne melek, ne de şeytan... Ben hiçbir şey değilim ve olamıyorum.

Kitap okuyorum... Okuyorum çünkü o hikayeler, benim hikayemden çok daha ilgi çekici.

Dinliyorum... Dinliyorum çünkü benim anlatabileceğim hiçbir şeyim yok. Konuşma konusunda iyi değilim. Kullandığım kelimelerin birçoğu sahte ve doğru değil.

Çok fazla farklı müzik dinliyorum çünkü hiçbiri, tam olarak söylemek istediklerimi ifade edemiyor.

Film izlemeyi seviyorum... Seviyorum çünkü hayal dünyasının görsel güzelliği, bana çoğu zaman umut veren tek şey oluyor.

İnsanları sevmiyorum... Sevmiyorum çünkü mutlu sonla biten bir sevgi hiç görmedim.

İnsanlar beni sever... Sever çünkü onlar kim olmamı isterse, ben tam olarak o kişi olurum. Hakkımda söyleyebileceğim tek şey, müthiş maskelerim olduğudur. Onları çıkardığım nadir zamanlardaysa, defterime bir kötü son hikayesi daha yazmak zorunda kalırım.

Ben hiçbir şey değilim... Herhangi birisinin gözünde, herhangi birisinin düşüncelerinde, herhangi birisinin tasvirinde... Hiçbir şey değilim ve olamıyorum."

Ev içerisinde bile eldivenlerimi kullanmak zorunda olduğum zamanlar oluyor. Bu durum hoşuma gitmiyor. Niye eldiven taktığımı soranlar bile oldu. Sanki onlara havalı ya da farklı gözükmeye çalıştığım için eldiven kullandığımı sananlar... Benim ellerim hep üşür aslında. Sadece, bazen dayanılacak gibi olmuyor işte.

Bugün yanlış birgün... Etrafı çatlaklarla sarılmış dudağımla uyandığım bu sabah, aklıma gelen tek bir cümle oluyor.

"Atkı kullan."

Starsailor - You Never Get What You Deserve

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder