17 Ağustos 2011 Çarşamba

II.

Farklı olamadım...Birileri için kendimi hiç değiştiremedim. Olmadı işte, yapamadım. Oysa elime çok fırsat geçti farklı görünmek için. Yine de ayağıma kadar gelen o şansların hiçbirini değerlendirmek istemedim. Sonuçta elbet birileri çıkacaktı beni böyle kabul edebilecek. En azından ben öyle umut ediyordum.

Çıkmadı...Herkes benden bir şeyler istedi. Mesela kimisi sus dedi, kimisi konuşmaya devam etmemi istedi. Bense zaten hem susuyor hem konuşuyordum. Sadece ne zaman, hangisini yapacağımı ben dahil kimse bilmiyordu. Dengesizdim işte. Dengesizdim ama halimden memnundum. Ne olursa olsun, yine en sonunda kendime kalacak tek şey yine kendim olacaktı. Bu yüzden değişmek ve kendimi aldatmak istemiyordum.

Öte yandan; o kadar fazla insan oldu ki hayatımda, birçoğu aslında değişmeye bile değerdi. Küçük değişikler mesela...Yapılması zor şeylerden bahsetmiyorum. Ne bileyim, kahveyi azaltmak gibi. Ya da sivri dilimi biraz törpülemek...

Konuşamam ben. Öyle etkileyici kelimelerim yoktur. Mesela birisinin kötü gününde yanında olmam gerekiyorsa, yaptığım tek şey gerçekleri o kişinin yüzüne teker teker vurmak olur. Bunu zevk aldığım için değil, ne söylemem gerektiğini bilmediğim için yaparım. Yapmayı bildiğim tek şey gerçekleri hiç çekinmeden söylemektir ve öyle anlarda kimse gerçekleri bilmek istemez.

Bak mesela, aslında bu o kadar kötü bir durumdur ki... Konuşamamaktan bahsediyorum. Neyi, ne zaman ve nasıl söyleyeceğini bilememek...Yani anlatamamak. Oysa o kadar fazla şey vardırki anlatmak istediğim. Olmaz işte, yapamam. Zaten denemeyi de uzun zaman önce bırakmışımdır.

Benim cümlelerim kötüye alışmıştır. Güzel olanı söylemeye cesareti yoktur. Zaten bu yüzden kötüyü söylerken büyük bir zevk alır dilim. Kolay mı sanıyorsun hayalkırıklığını kaldırabilmek, daha mutluluk cümlelerini söyleyemeden...

Boşuna değildir dinlediğim şarkılar. Kendimi anlatabilmemin tek yoludur..."Bir şey söylemek istersen mutlaka birilerinden alıntı yap. Çünkü birileri senin söylemek istediğini mutlaka daha iyi bir şekilde anlatmıştır" der American History X filminin final sahnesinde. Şarkılar, benim anlatmak istediklerimi benden daha iyi şekilde anlatan iletişim araçlarımdır. Kimse fark etmez ya da anlamaz...Zaten aramızdaki iletişim kopukluğu da buradan başlar.

Öte yandan unutamam ben...Kolay değildir unutmak. En azından kolay olmamalıdır. Yeri gelir üç ay öncesini, yeri gelir üç sene öncesini hatırlarım. Her hatırladığımda da, geçmişimden bana kalan o günkü gibi irkilir ve aynı duyguları eksiksiz bir şekilde hissederim. Oysa duygusuz olmaya alışmışımdır ben...Yine de eskiye söz geçiremem.

Öyle ya da böyle...Hiçbir şey aynı kalmayacaktır. En azından bunu bilerek yaşamak işimi birazcıkta olsa kolaylaştırır. Alışırım zamanla her şeye...Sanıldığı kadar uzun sürmez hem. Alışırım ama bu her şeyi unuttuğum anlamına gelmez. Elbet benim için gerekli olan birkaç hatıra vardır yaşanmışlıklarda. Yıllar önce söylediğim gibi...Ben hile yapmayı severim. Geçmişimde kalacak olan anıların birkaç fotoğrafını çeker ve gizlice cebime atıp uzaklaşırım.

Sakin - Artık Gel

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder