İçimdeki herşeyi söylemek istiyorum. Bir çırpıda...Başlangıç için ''Seni seviyorum.'' cümlesi hiç fena olmazdı. Ardından ''Sensiz yaşamak istemiyorum.''. Ya da ne istiyorsam onu yapmak... Sarılmak, öpmek...Hatta belki biraz da bağırmak. Yarın ölecekmişim gibi hissediyorum. Bu yanlış birşey mi ?
Hayatının son günüymüşün gibi yaşa, yarın ölecekmişin gibi, elini çabuk tut...Sıradan, alışılmış sözlerin ötesine geçemeyen cümlelerden başka hiçbirşey değiller. İlk söylendiğinde karşımızdakini onaylarcasına kafamızı sallarız ve içimizden ''Çok doğru.'' deriz. Birkaç gün sonra ise hayatımıza hiçbirşeyi değiştirmeden devam ederiz. Aradan biraz zaman geçer ve buna benzer bir cümleyi tekrar duyarız. Kafamızı tekrar onaylarcasına sallarız ancak hiçbirşey değişmez. Bu cümleleri defalarca duymaya başladığımızdaysa bizim için hiçbir anlam ifade etmezler. Yarın son günümüzmüş gibi yaşamayı isterdik. Elimizi çabuk tutmayı...Sanırım değişimin bir parçası da bu...Çekingenlik ve cesaretimizin kayboluşu.
Biraz zaman yaratmak lazım. Kendimize biraz daha şans vermek...İstediğimizi yapmak, çünkü bunu her zaman yapamıyoruz. Yarın ölmekten korkmalı belki de biraz. Planları ertelemekten çekinmeli.
Plan yapın. Bir amaç belirleyin ve ona doğru ilerleyin...Arada bir etrafınıza bakmayı unutmadan. Güçlü olmak istiyorum. Çok daha fazla cesaretli...Hayatın tadını çıkarmak istiyorum çünkü hepsi bu. Yarın hepsini kaybetmiş olabilirim.
Söyleyecek misiniz ? ''Seni seviyorum.'', ''Hayatımı değiştirdin.'', ''Sensiz yaşamak istemiyorum.''...Ya da sarılacak mısınız birilerine ? Hayır...Hiç sanmıyorum.
Brandi Carlile - The Story
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder