Kitabını paylaşan insan güzeldir. Hele ki o kitabın içerisinde kendi feryatlarını senin duyacağına inanarak paylaşıyorsa o kitabı... işte o zaman bir bağ kurulur. Güçlü olmasına gerek yok... adına illa 'arkadaş' ya da 'dost' denmesine de... bir bağ kurulur ve kimse o bağdan fazladan pay çıkarmak zorunda bile değildir.
Senin anlatmaya çalıştığını en baştan anlamıştım zaten Öncü... anlamıştım çünkü ben de öyleydim ve öyle olacaktım. O yüzden kaybedecektik ama kaybettiğimizi asla hissetmeyecektik. Belki sadece son günlerimizde... belki.
Ve sen kaybettiğini asla hissetmeyeceksin, ne güzel. Çünkü zamansız ve aniden durdu kalbin, ne kötü.
Yine de o kitabı benimle paylaştığın ve kendini bana biraz daha anlatmaya değer gördüğün için teşekkürler. Lakin, Holstomer kendi hikayesini sonuna kadar yaşadı. Senin neyin eksikti?
Beni aylardan bir gün, bir anda arayarak uzun uzun konuşmalar yapmayacağını bilmek, benimle çok güzel işler yapacağını iddia edemeyecek olman, denediğin yeni bir şeyleri heyecanla anlatacak bir sesinin artık olmaması üzücü.
Yine çok konuştuğun, her cevabı gereksiz uzattığın, aynı şeyleri defalarca tekrarladığın ama senin söyleminle 'hikaye anlatıcılığını' yine keyifle icra ettiğin bu video'yu göremeden aramızdan ayrıldığın için de kırgınım sana. Bu video'yu öylesine fark edip seni aramam ve senin de bana 'nasıl konuşmuşum ama, güzel değil mi?' diyerek, yarım saat kendi şovunu yapman gerekiyordu. Hile yaptın.
Kokuşmuş sektörün, ego mastürbasyonundan gözleri kararmış insanlarını 'ustam' olarak çok daha önce fark ettiğin, başarıların ve yaptıklarının çeyreği ile bile herkese tepeden bakabilecekken yapılanın aslında bir bok olmadığını bilerek herkese dokunmaya çalıştığın ve düşüncelerinle kendimi yalnız hissettirmediğin için teşekkürler Öncü.
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder