Sağlık ajansına geçtim. Bundan sonra ilaçların, medikal kuruluşların iletişiminden sorumlu olacak, o iletişimlere yön vereceğim. Genel anlamda negatif-nötr tepkiler aldım. Olumlu konuşan tek bir kişi bile çıkmadı. Köreleceğimi, tekrar normal bir ajansa dönüşümün kolay olmayacağını söyleyenler oldu. İlaç sektörünün sıkıştığı dar duvarlar içerisinden çıkmasının imkansıza yakın olduğunu, bu yüzden de sağlık ajanslarının sığ iletişimden çıkamadığını dile getirdiler. Hatta ve hatta, bu tercihimden dolayı ilerleyen süreçlerde fikrim değişse bile artık benimle çalışamayacağını bile söyleyen oldu. Moralim bozulur gibi oldu ama sadece gibi oldu. Daha fazlasına izin vermedim. Vermedim çünkü işi kabul ettiğim günü geç, iş görüşmesinden önce dahi bu olumsuz ihtimallerin farkındaydım ve her seferinde kendime şunu söyleyip durdum; meydan okuyorum! Evet, kendimi köreltmeye değil, meydan okumaya gidiyorum. Tıpkı jeofizik mühendisliğinden mezun bir çocuğun, sıfır sosyal medya bilgisi ile şansını ajansta denemeye çalıştığı o gün gibi. Tüm bu zorluklara, olumsuz görüşlere kafa tutuyorum!
Mesele sağlık ajansına geçmekten de çıktı benim için. Gerçekten birkaç ay sonra bu iş böyle olmaz diyerek istifa edebilirim. Belki bir aylık deneme süresinin sonunda, belki daha sonra onlar bana yol verir, elbet olabilir. Ben, beni tanıyamayanlara meydan okuyorum. Beni ve benim gibileri okuyamayanlara. Ben ve benim gibilerin hikayelerini kendi sayfalarında, kendi üslupları ile yazmak isteyenlere.
Arkamda bırakmama bir hafta kalmış olan ajansımdan insanlara da meyda okuyorum aslında. Hayır, olaylı bir şekilde ayrıldığın için falan değil. Dünya görüşüme acımazsız bir biçimde ters düştükleri için meydan okuyorum. İstediğim zaman neresi olursa olsun, nasıl ayağa kalkabileceğimi ve neler yapabileceğimi görebilmeleri adına meydan okuyorum. Kimseyle çıkarları için dostmuş pozları verilmesine gerek olmadan, sadece işini yapmanın yeterli olduğunu göstermek uğruna.
Kendime güveniyorum çünkü bugüne kadar kimseye sırtımı yaslamadan ilerlemiş olmanın rahatlığını yaşıyorum. Gittiği yere beni de götüren, götürmeyi isteyen, birkaç kez şansını deneyen, kimi zaman başarılı, kimi zaman başarısız olmuş insanlar oldu, evet. Lakin hiçbiri benim arkadaşım olmadı. Hepsi, bana ihtiyacı olduğu için teklif yaptı. Ben de öyle olsun istedim. Sektörün 'alım gücü' yüksek insanları ile profesyonel ilişkinin bir gıdım ötesine geçmedim. Bu durum bugüne kadar bana asla kaybettirmedi. İleride de kaybettirmeyeceğini umuyorum.
Başka bir ajansla anlaşmamış olsaydım bile, ihbar süremin dolmasına bir hafta kalmış olan şu anki ajansımda daha fazla çalışmayı düşünmüyordum. İşsiz kalma pahasına olsa dahi, hakkım olanı sağlamayanın gücü karşısında boyun eğmek içime sinmezdi. Her zaman da böyle olacak.
Bir haftadır babamın yıllar önce bana yazdığı mektuptan cümleler dönüp dolaşıp aklıma uğruyor;
Aklın savcın, vicdanın yargıcın olsun. İlle de yargılanacaksan, aklın ve vicdanın yargılasın seni.
Güçlü olduğun zaman bağışlamayı, güçsüzken isyan etmeyi unutma.
Gerekirse
acından öl, lakin zalimin sofrasında taam eyleyenlerden olma.
'Namerde muhtaç olma’ diye bir deyim vardır bir de. Sen, sen ol; merde dahi muhtaç olmamaya çalış. Velev ki oldun diyelim, ilk fırsatta öde borcunu.
'Namerde muhtaç olma’ diye bir deyim vardır bir de. Sen, sen ol; merde dahi muhtaç olmamaya çalış. Velev ki oldun diyelim, ilk fırsatta öde borcunu.
Zalimin sofrasında taam eyleyenlerden olmadığım için o kadar huzurluyum ve mutluyum ki. Kendimden ödün vermediğim için vicdanımla barışığım. Ezilirken mırıldanarak istifa edebilsem keşke diyenlerden olmak yerine, bugüne kadar ilerlediğim doğrularımla isyan edebildiğim için gururluyum.
İş bulmak bu devirde kolay değil... ama arkasında ilişkileriyle değil, işleriyle döşenmiş bir yol barındıran kişiler için daha kolay. İlişkiler, seni bir yere kadar taşırken, tek başına kalmanın korkusunu her an yaşamak zor olsa gerek. Çünkü o gün gelecek. Gelmeyecekse bile, birilerinin kuyruğu olarak yaşamak zorunda kalacak o kişier, ne kadar acizce. Kimseye muhtaç olmamanın hafifliğini yaşamak, gerçekten de çok güzel bir duygu.
Travis - Turn
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder