Velhasılkelam, aylardır heyecanla beklediğim Billy Talent'ın yeni albümü çıktı. Bir müzik grubunun, var olduğu ilk albümünden itibarenki değişimini enine boyuna gözlemlemek güzel bir duyguymuş. Büyüdüğümü, büyüdüğümüzü hissettiriyor.
Şaşırtmadılar ve daha ilk günden beni etkileyecek o sihirli cümlelerden birini, şarkılarında geçirdiler.
I'm just a voice on a broken radio...
Gerçekten de öyleyim son zamanlarda. Çıkmayan sese kulak kesiliyorum, duyabilmek adına. Çıkanlarsa parazitli, anlaşılmaz oluyor sanki.
Dışarı çıkmak, uyum sağlamak için geç kaldığımı biliyorum. Dışarısı çok kalabalık. Dışarıda çok fazla topluluk ve karakter var.
Deli gibi korkuyorum biliyor musun? Bacaklarım titriyor da, bol pantolonlarla kapatıyorum. 'Beni yanlış anladınız! Düşündüğünüz kişi ben değilim!' diye bağırmak istiyorum da, sesimi kısmak zorunda kalıyorum.
Potansiyel diyorlar, yaptıklarımdan bahsediyorlar. Kendime engel olduğumu söylüyorlar onlarca, yüzlerce kez. 'Peki ya ben haklıysam?!' diye bağırmak istiyorum bu sefer de. Masada ne var ne yok, etrafa dağılmasını izlemek istiyorum.
Hislerim var da, canlı tutabilecek kelimelerim yok.
Kelimelerim var da, onlara can verebilecek hislerim yok.
Anlamadıklarından değil, anlatamadığımdan. Bana sorsan, tanrım ne çok zırvalıyorum öyle.
Ne çok şey yaşandı şu son iki yılda. İyi de nasıl oldu da, sonu tekrar iki yıl öncesine bağlandı?
On gün sonra bambaşka bir zincirin parçasına atlamış olacağım. Bu sefer çok daha derin, çok daha tedirgin. Bu sefer çok daha tepkisiz, çok daha korkak. Diyorum ya, tir tir titriyorum da belli etmiyorum.
Cümlelerimi toparlamayı nasıl başarıyordum?
Ve ne oldu da, artık cümlelerim arasındaki bağı kuramaz oldum?
"Now I'm waiting on the corner in the back of your mind
It's a lonely place to live, and I got nowhere to hide
Cause you told me that you'd never be afraid of heights again
Nobody ever thought that we could make it this high
You're the only one I'd follow 'til the end of time
If we fall, we fall together baby, don't think twice again"
Tanrım, nerede başladı bu ve neden? İçine düştüğüm kuyunun her bir tuğlasını, kendim dizmiş gibi ezbere bilirken, kuyunun yüksekliğini nasıl bilemem?
Acı etkisini nasıl bu kadar yitirebilir? Nasıl bu kadar aciz duruma düşebilir?
Heyecanlanmam gerektiğini bilmeme rağmen, hatta kendime telkin etmeme rağmen nasıl olur da tepki veremem?
Korktuğum için mi irkiliyorum yoksa korkmam gerektiğini bilmeme rağmen tepki veremediğim için mi asıl korkum? Böyle bir şey mümkün mü?
Dümdüz yürüdüğüm yolda nasıl kaybolabilirm ki?
Billy Talent - Afraid of Heights (Reprise)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder