Dün geceyi, uzun sohbetler eşliğinde sabaha vardırırken, bir köşede Greg Laswell çalıyordu. Seçilmiş yedi veya sekiz şarkısı dolanıp dolanıp kulağıma varmaya devam ediyordu.
Konu, nedendir bilinmez, kimi insanların sarı leblebiye 'nohut' demesine geldi. Tehlikenin varabileceği korkutucu boyutları üzerine, bilimsellikten oldukça uzak tezlerimizi ortaya sunmuşken, yine nedendir bilinmez, Greg Laswell bir anda ön plana çıkmak istedi ve dedi ki; 'You think that I'm blind, but I don't mind...'
Sanki ilk defa duymuşum gibi, o kadar hoşuma gittiki...hani böyle, aklınızın kuytu köşelerinde tamamlanmayı bekleyen yapbozlar olur ama farkında değilsinizdir. Sonra, uzun zamanlar sonra, bir parça gelip cuk diye oturur ama siz ne olup bittiğine anlam veremezsiniz. Size yalnızca mutluluğu yansır.
Dün gecenin bilmemkaçından beri dilime dolanmış vaziyette, benimle dolaşıyor bu cümle. Her söyleyişimde de gülümsetiyor. Hem de dişlerimi gösteren, ağız geren gülümsemelerden bahsediyorum. Sebepsiz mutluluk veriyor anasını satayım. Birde, sebepsiz rahatlık.
Bazen, söylerken o kadar arındırılmış hissediyorum ki kendimi, şarkının geri kalanını da koyveriyorum, gidiyor.
Sonra da diyorum ki; 'Ulan hayal güzelmiş de, kötü harcamışız'...ondan sonra da diyorum ki 'o can bugün sağ olacak!'...ondan sonra da durur muyum, yapıştırıyorum nakaratı 'go on and take everything from me and more!'
Şimdi dinlerken bile içim içime sığmıyor lan! Allah kahretmesin yine çok tatlıyım ve yine herkese sarılabilecek kadar sempatiğim...ki, bilen bilir, sarılmalarım özel ve huzur vericidir.
Kalk hanım kalk, bir yapbozun daha sonuna gelmiş olabiliriz.
Greg Laswell - Take Everything
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder