16 Ocak 2011 Pazar

Vinç Ne Alaka Oğlum Ya

Direksiyon sınavından büyük bir üstün başarı göstererek kaldım. Eğer salak değilsen, bu kadar kolay - hatta gereksiz sayılabilecek kadar kolay - bir sınavdan kalmak için ya emniyet kemerini bağlamayı unutmalısın, ya arabayı stop ettirmelisin, ya direksiyonu gereksiz yere sürekli sağa sola döndürürsün -ki aslına bu zaten salak olduğunu gösterir- , ya da direksiyonuna hocanın müdahale etmesini gerektirecek bir hamle yaparsın. Bunlarında dışında bu sınavın mantığı, arabayı tıngır mıngır kullan ve sınavı geçtir...Ama ben kaldım.

Elimden geldiğince sakin bir şekilde yazıma devam etmeye çalışırken, o karşıma çıkan vinçin, o vinçi kullanan şoföre girmesini içtenlikle dilerim. Vinç ne oğlum ya, vinç ne lan ! Hacı bana mı patlamak zorundasın illa ! Beş dakika geç çıksan olmaz mı ?! Kime sorduysam vinçi görmediklerini söyledi ! Demek ki neymiş, buradan Murphy'e selamlarımızı iletmemiz gerekirmiş. Cehennemde cayır cayır yanıyorsundur lan umarım !

Sola dönüşümle beraber karşıma bir anda çıkan vinçten kurtulmak için yaptığım ani manevra yüzünden kalmış olmanın verdiği dayanılmaz küfür etme duygusu bambaşka. Hocam sağolsun, korktuğundan halihazırda sağa kırılmış direksiyonu biraz daha sağa kırmak isteyince zaten ben de kalmış oldum. Ne diye elliyorsun ki sen direksiyonu kadın ! Ben zaten halletmişim, hepinizin belki de hayatınızı kurtarmışım...Arabadan inerken üstün hizmet madalyası vermeniz gerekirken şu yaptığınıza bir bakın. Bir kahramana böyle davranılmamalı...Utanın kendinizden, utanın !

O andan sonra zaten kaldığım kesinleşmişti. "Yolu daha yeni yarılamışken olacak iş değil. Ne diye kullanıyorum ben şimdi bu arabayı ?" diye düşünmeye başladım. Hatta bir ara "Hacılar ben zaten kaldım artık sizin de bildiğiniz gibi. Hiç kasmasak, ben bassam gaza, dörde beşe atsam vitesi, yanında apaçi müziği olan da vardır kesin...Açalım müziğimizi kopalım, keyfimize bakalım. Sizinde vaktinizi harcamayız hem...Koparız, rüzgarın oğlu oluruz be oğlum ! Basayım mı gaza ?" gibi şeyler söylemek geçmedi değil. Daha sonra da el frenini çekip "Şimdi ben kaldım. Yani sizi de boşuna yormak olmaz. Size saygım sonsuz. Teşekkür ederim beni test ettiğiniz için. İzninizle ben ineyim, nasılsa bir anlamı yok...Siz de kendiniz s.ktirin gidin nereye gidecekseniz artık ! Hocam senin de o elini !.." demek aklıma geldi ama sonra vazgeçtim.

Zaten o hoca niye o kadar heyecan yapar ki ?! Senin soğukkanlı olman gerekmez mi a kadın ! Bir gün öncesinde durup durup elimi tutan, bana sakin olmamı söyleyen kadın, ertesi gün heyecandan ölmek üzereydi. Gözetmenler desen, ellerinden gelse boynuma bıçağı tutup " Adam gibi kullan arabayı yoksa o lanet kafanı o lanet vücudundan ayırırım Mayk !" durumundaydı. Suratsızlık dizboyu. Sanki ben zorla getirmişim de arabama misafir etmişim ! Basın gidin lan o zaman ! Para için değer mi lan bana da, kendinizi de çektirdiğiniz bu zulüm !

Şu ailede, şu devirde direksiyon sınavından kalabilme potansiyeli olan iki gerizekalı var...Biri benim kuzenimdi ve gerizekalılığın hakkını verip, bunca sene araba kullanmış biri olarak ilk direksiyon sınavından kalmayı başarmıştı. İkinci potansiyel gerizekalı da tabii ki bendim ve ben de - her ne kadar elimde olmayan durumlardan ötürü olmuş olsa bile - kaldım. Zaten koskoca sülalede iki kişiyiz sülalenin tasvip etmediği hareketleri yapıp "Gerizekalı la bunlar" şeklinde dedikodumuz yapılan, şimdi bir de direksiyondan ilk sınavda kalan iki kişi olduk, tam oldu.

Hadi o diğer gerizekalı ikinci girişinde geçti sınavı...Ya ben ? Haftaya yeniden sınav var ama ben şansımı biliyorum arkadaş...Kesin stop ettiririm arabayı bu sefer de. Ya da karayolunda gemi çıkar karşıma anasını satayım ! Çıkar mı ?..En iyi arkadaşım Murphy adında bir ib.eyken neden olmasın ?!

Billy Talent - Pins and Needles

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder