12 Ocak 2011 Çarşamba

Dikkatsiz

Mew der ki "It's not me it can't be it's not you i can't do what i do if it's you this is not happening." ... Sonra da eşssiz müziklerinden küçük bir bölüm sunar. Noktalama işaretleri nerede bunun diye düşünmeyi bırak. Anlatmak istediğim, Mew dinliyorsan kesinlikle seni etkileyen bir şeyler bulursun ve Mew, o bulduklarını kafanda yoğurup iyice düşünmeni sağlayacak kadar zaman tanır sana, sunduğu ara sıcak müziğiyle.

Çok fazla şey düşünüyorum. Bunu farketmemse zaman alıyor çünkü düşündüklerimin çoğu birbirinden o kadar bağımsız şeyler ki...Yarın ki sınav için ne zaman çalışmaya başlayacağımı ve o dersi geçmek için bir taraflarımı ne kadar yırtmam gerektiğini düşünürken, birkaç dakika sonra beş ay sonrasına gidiyorum. Belirsizliklerin içerisinden heyecanımı bulup çıkartıyor ve mutlu oluyorum...En azından oluyordum...Ya da, cumartesiden itibaren başlayacak olan bir aylık tatilimin gelmesini beklemeden ben oraya gidip küçük bir gezintiye çıkarken, sonrasında kendimi yedi ay öncesinde bulabiliyorum. Olumsuz düşünceler canımı fazlasıyla sıkmaya yeterken, mutlu olmamı sağlayan her düşüncenin sonundaysa aynı şeyi kendime tekrarlıyorum..."Aptal olma Oz."

Aslında ben kendimi hep en kötüye alıştırırım. Bir işin sonunun nereye varacağını düşünürüm ve olabilecek en kötü senaryoyla sonlandırırım. Bu senaryomu da genellikle insanlarla paylaşırım. Onlarda bu konu hakkında ki düşüncelerini söylerler, sohbet uzar da gider...Söyleyemediğimse tek bir insan var. Sadece tek bir kişi...Çünkü düşündüklerimi o kişiye söylersem, bana uzun bir süre boş gözlerle bakıp en sonunda da "Yani ?" diyeceğinden eminim. "Yani ?"...İşte bu soruya verebilecek en ufak bir cevabım yok. Güzelim senaryonun tek bir basit kelimeyle yıkılmasınaysa gönlüm el vermez. İşin garibiyse, bugüne kadar bu konuya ilk kez bu açıdan bakılabileceğini birileri bana farkettiriyor. Hem de daha konusu zerre açılmamış olmasına rağmen...

Hepimizin, aslında dile getirdiklerimizin çok dışında istekleri var. Çoğu zaman yanlış yerde olduğumuzu hissediyoruz çünkü o an aklımızdan yanlış kişiler geçiyor. Olmak istediğimiz yeriyse sır gibi saklıyoruz...Çünkü başkaları için gülünç olduğunun farkındayız. Yine de bizim için farketmiyor. Biz sadece, kurulan hayallerin en tatlı yerinde uyandırılmak istemiyoruz.

Hastayım...Hastayken fazlasıyla huysuz olurum. Sesim bazen istemedende olsa haddinden fazla yüksek çıkabilir. Cevaplarım daha serttir. Soyut şeyleri düşünmeme izin vermem. Düşünürsem de o hayalleri kırıp üstüne bir de kendime küfürleri sıralayabilecek kadar zalim olurum...İşin özü, hastayken en çok kendime kızarım ben. Bu yüzden de suratsızlığım için kimseden özür dilemem.

Other Lives - E Minor

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder