6 Ocak 2009 Salı

Olmak ya da Olmamak...Peki Nerede ?

Yarınki(aslında saate bakarsak bugünki) sınavın sorularını vizeyle kıyaslayıp gözümde canlandırıyorum...Birkaç soru heralde şöyle olur,

- Samanyolu Galaksisini çiziniz ve 10 tane yıldız kümesini gösteriniz.

- Güneş sistemindeki gezegenleri teker teker çiziniz.

- Bir pilot uçağına biniyor ve Amerika'dan İngiltere'ye gidiyor.Tam kalkışa hazırlandığı vakitte uçakta bir problem çıkıyor ancak pilot bunu sallamıyor ve İtalya'ya doğru uçarken maalesef Napoli yakınlarında uçak düşüyor.Kara kutu bulunuyor.Sizce karakutunun içindeki diyaloglar nedir.(Ve bu seferde 27 tane şık konulur).


Aynı anda iki yerde olmak...Aslında hepimiz aynı anda birçok yerde olmak istiyordur eminim bundan...Ama söylemek istediğim biraz farklı.Aynı anda gerçekten iki yerde olmak istemek.O kadar çok istersin ki, sanki zorundaymışsın gibi...Burda kalmazsam birşeyler kontrolümden çıkabilir ve geri döndüğümde çok farklı bir manzarayla karşılaşırım...Peki orda olmazsam ?

Açıklaması yok...Sadece olmak istersin orda.Zorunda hissedersin kendini.Orda bulunmak zorundasındır işte.İstersen sadece otur, kahveni yudumla, önünden geçen insanlara bak, ama orda ol...Yakın olmak...Kendine biraz daha yakın olmak için orda olmak istersin.Yakınında olmak istediğin başka kişilerde vardır belki...Ama maalesef bu benim hikayem(her zamanki gibi) ve senin nerde olmak ve neden orda olmak istediğin umrumda değil.

Ben burdayken aynı zamanda orda olmak istiyorum..Burasının ve orasının nereler olduğu pek önemli değil...Burdayım çünkü yukarıdaki gibi çıkması muhtemel soruları yapıp derslerimden geçmek zorundayım...Ama gitmek istediğimide pek söyleyemem.Mutluyum ben burda...Çok fazla insan var benim tanımadığım ve beni tanımayan...Çözmem gereken çok kişi var...Hatta sevmem gereken.Burdayım çünkü uzak kalmayı istedim her zaman.Burdan oraya bakıp ''Hey oradakiler ! Umrumda değilsiniz ! '' demeyi çok istedim...Şu ana kadar dememiş olsam bile bu ileride bu aktiviteyi gerçekleştirmeyeceğim anlamına gelmiyor.Burda bulunma nedenlerim bu.Peki o zaman aynı anda neden orda olmak istiyorum ?

Başlarda da dedim...Orda ben varım...Bıraktığım başka bir kimlik.Yakın olduğum ve uzaklaşmak istemediğim benliğim.Oraya gidip biraz ordaki ben olmak...Oradaki benliğimin hayatını devam ettirmek...Peki yakınında olmak istediğim başka kişiler ? Yok sanırsam...Ben öyle insanları arkamda bırakmaya seneler önce başlamıştım, alışığım...Henüz ''Umrumda değilsiniz !'' diyemesemde ''Sizsizde yapabilirim!'' diyebiliyorum...Bu yazı çok bencilce oldu ama kimin nasıl anladığı pek beni ilgilendirmiyo zaten(şimdi bi smiley düşün hafif tebessümle sana bakıyo.Hah işte burda o smiley nin olduğunu düşün)...Özlediğim kişiler her zaman oldu ama ben fazla yalnız kalmayı seviyorum galiba...Bu yalnızlığı sevme duygusu belki günün birinde özlediğim kişileri yok etme uğruna onları terk etmeme neden olucak sanırsam(şimdi bi smiley düşün böyle düşünceli ve bi baloncuk var, içinde ''gerçekten olur mu acaba'' yazıyo.Hah işte burda o smiley nin olduğunu düşün)...

Çok acımasızca belki ama olduğu gibi...Lanet okuyasım geldi kendime...Ama Serway'e yolluyorum hemen o lanetleri...Belki de tüm lanetleri masumca ve haberi olmadan da olsa kabul etmek zorunda olduğu için tüm teşekkürleri hak ediyor Serway...

Gittiğinde kimseyi yanında bulamamak...Beni hiçbir zaman korkutmadı.Gözlerimin önünde herkesi teker teker kaybetmek ve hiçbirşey yapamadan izlemek...Bu beni her zaman korkuttu.Ama onada alışıyorum sanırsam.

Düşünsene...Herkes gitse ancak yanında ''This could be the end of everything...So why don't we go...Somewhere only we know'' diyebileceğin birisi kalmış olsa...Her zaman demek isteyeceğin o kişi kalmış olsa.Üzülmene ne gerek var ki ?

O kişi bile yok olduysa...Ya da hiçbir zaman varolmamışsa...Asıl üzücü nokta bu olmazmıydı ?

Patrick Watson - The Great Escape

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder