Tembelliğine son vemem gereken kaslarm var ama aksi yönde hareket etmeye, kaslarımı tembellikleri ve yalnızlıkları ile baş başa bırakmaya inatla devam ediyorum. Kendime inanıyorum. Ben zaten inanmaktan korkuyorum.
Adımların hızlanıyor, adımların sürüklenyor, adımların özgürlüğü tadıyor, adımlarım özerkliğini kazanıyor, adımlarım hareketleniyor. Adımlarım... yönetemez olduğum an, toparlayamıyorum.
İki ileri bir geriyi bile coşkuyla kabul edebilirim ama dengesizlik... dengesizlik dengemi bozuyor, dengesizlik odağımı sekteye uğratıyor, dengesizlik beni kitliyor. Hızla gelen dört adım sonrası ağır hareketlerle üç adım geriye gitmek ve fark edemeden üç ileri dört geri yapmak... dengesizlik, kim olduğumu hatırlamamı zorlaştırıyor.
Alkolik miym yoksa keyif insanı mı? İşkolik miyim yoksa işe yaramaz mı? Geveze miyim yoksa suskun mu? Alim miyim yoksa şarlatan mı?
Kelimelerim... kör topal çıkıyorlar, geçmişimize saygılarından yanımda kalmışlar gibi.
Uyuyamıyorum... ve uyuyamadığım zamanlar bana iyi gelen ne varsa, tatlı bir uyku halinde.
Çok şey düşünüp, hiçbirini yapamamak mı yoksa hiçbir şey düşünümeyip, olduğun yere çakılı kalmak mı? Hangisi daha zor?
Kendime inanarak yanlış ata mı bahis oynuyorum?
Imagine Dragons - Whatever It Takes
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder