Ne güzel yazmışsın kadın; hepimiz aynı boşluğa baktık diye.
Doğru.
Sizinleydim, hepinizle. Hepiniz de benimleydiniz. Aynı yerde, aynı boşlukta, aynı uçurumun kenarında düşünüyorduk. Ne yapmamız gerektiğini tartışıyorduk. Fikirler savruluyordu her yerden. Kimisi sessizce, çoğulun peşinden gitmeye razı bir şekilde çıkacak olan sonucu bekliyordu.
Kimisi boşluğa adım atmak istedi, en cesaretli adımdı belki de.
Ve en ahmakçası.
Beraberdik, birlikteydik. Çok basit bir soruya cevap arıyorduk. Sıradaki adım ne olmalı? Hepimiz oradaydık. Ne ben, ne de sen, hiçkimse tek başına değildi.
Yalnızlık seçimdi. Boşluğa adım atmanın ardından en cesur ve en ahmakça ikinci seçim.
Gün geçtikçe sayımız azalmaya başladı. Gidenlerden haber alınamadı. Doğru yol neydi ya da var mıydı? Kim haklı çıktı, kim karanlığa gömüldü?
Beklemek de seçimdi... belki de en kötüsüydü. Zaman, senin kendinden emin olmanı bekleyemecek kadar tez canlıydı.
Hepimiz boşluğu yaşadı. O gün, ben sizdim, siz de ben. Aynıydık. Aynı belirsizliği yaşadık, aynı tedirginlikle baş etmek zorunda kaldık. Ne zaman ki ilk seçim yapıldı, o zaman hepimiz farklılaştık.
Şimdi bir avuç insan kaldık burada. Birbirimizle konuşmuyoruz bile. Dargınız, hem kendimize, hem birbirimize. Üzülüyoruz aslında. Kim bilir kaçıncı 'ah'ımızı çekiyoruz derin nefesler eşliğinde. Birbirimizin yüzüne bile bakmıyoruz artık ama suretlerimiz o kadar net işlemişki zihinlerimize. Her birisini karşımıza oturtup 'ah' çekiyoruz.
"Ah... gidebilecek bir yerin olsaydı eğer, kim bilir ne kadar güzel bir insan olacaktın sen de..."
Dargınız. Hayatlarımızı, uçurumun kenarında yarım bıraktığımız için, birbirimize dargınız.
Çünkü hepimiz aynıydık.
Çünkü ben, sizdim.
Çünkü siz, bendiniz.
The Villagers - The Meaning Of The Ritual
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder