Hem, kim güzel kalabilmiş ki sonsuza kadar, bir çift gözden uzak düşmüşse içeride kalan saklı parıltı?
Sonra, büyümek zorunda olmadığımı daha ne kadar haykırmam gerekecekti ki? İnat değil mi yahu, incecik kalmış bedenime, koskocaman adamlardan esintiler mi yükleyecekmişim illa?
O da yüklemesin. Sen de yükleme. Kimse zorunda değil.
Değişmiyeceğim ki. Banane. Ayrıca, kimse değişmesin. Kaygılar, istenmeyen hayatların kapısında yatırmasın kimseyi...çünkü zorunda değilsin. Ayak uydurmana gerek yok.
Yarın yokmuş meğer. Hiç olmayacakmış. Ne var yani, vermeyiver bozuntuya. Gülümse gitsin. Yaşamının son dakikasına ayak basmışçasına gül ama. Elin bile yetmesin, utangaç kahkalarını saklamaya.
...çünkü Ingrid Michaelson diyor ki; 'You and me, we're beautiful...'
...ve çünkü Ingrid Michaelson diyor ki; 'Cause we're the afterlife!'
"Neden çok tatlısın biliyor musun? Çünkü bundan haberin yok."
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder